Türbanı Tartışmak ve Tarihi Hatırlamak

Vatan Hainleri ‘nde 28 Nisan 2008 ‘de Türbanı Tartışmak ve Tarihi Hatırlamak başlıklı bir yazı yazılmış:

Bugün Vatan Gazetesinin internet sitesini açtım ki, her tarafta türbanla ilgili haberler var:

İşte Türkiye’nin “en önemli konusu: türban” ne de çok tartışılıyor…

Sanki 70 milyonluk yurdum insanının cebinde geçinebileceği iyi bir maaş, evinde yiyebileceği sıcak bir aş (Sıcak bir evi olduğu varsayılırsa tabi) her şey güllük gülistanlık biz hala yüz yıllar önceki konuları tartışıyoruz!!!

Madem konu türbandan açıldı, ben de siz değerli okuyanlarıma türbanın tarihini ve nasıl bir sorun olarak ileri sürüldüğünü anlatmaya çalışayım!

Not: Türban kelimesi Fransızca’dan türemiş bir kelimedir. Arapça değildir!!!

O kadar Kur’an ve diğer dinlerin kitaplarını okumama rağmen kadınlarımızın “türban” ile kapanması gerektiğini yazan bir ayete rastlayamadım. İşin komik tarafı işte burda yazıyor diyen bir islamcı ile de karşılaşmadım. Yani “türban”ın bir dini simge olduğunu tartışmaya açmıyorum bile. Çünkü türbanın ortaya çıkış tarihi 1960’lı yıllara denk gelir.

Şule Yüksel Şenler 1938 doğumlu. Yani bugün 69 yaşında. Şenler siyasette ve toplum yaşamında İslama çok bağlı kadının da yeri olduğunu ileri sürerek yurt gezilerine çıktı. Pek çok ilde tesettür konusunda konferanslar verdi. O dönemin dinci bazı gazeteleri de Şenler’i bayrak yaparak arkasında durdu.

1971 yılında Şenler, dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir mektup yazdı. İslama çağrı niteliğindeki bu mektupta Cumhurbaşkanı’na hakaret olduğu gerekçesiyle hakkında dava açıldı ve Şenler hapse girdi. 3 ay cezaevinde kaldı.

Bugün gazetesinde 1967-71’de köşeyazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1980’den sonra Zaman ve Milli Gazete’de yazdı.

Türbanın yayılması ile ilgili çalışmaların en yoğun yaşandığı yıllar 1968- 1969 yıllarıdır. Şule Şenler ve Mehmet Şevket Eygi karış karış Anadolu’yu gezerek kadınları türbanla tanıştırdılar.

Mehmet Şevket Eygi denen yobazı daha başka makalelerim de sizlere anlatacağım…

Biz dönelim türbana!

Bir aralar Merve Kavakçı vardı hatırlar mısınız?

Hatırlamayadıysanız ben hatırlatayım:

Merve Kavakçı, Refah Partisi’nden Milletvekili olunca meclise türbanla gelen bayan milletvekilimiz… Merve Kavakçı ayrıca geçmişte RP’nin CIA ile ilişkilerini yürüten Abdullah Gül’ün de yardımcısıydı.

Parlementoya Nazlı Ilıcak ile beraber girdi…

buraya da görüntülerini koyalım:
http://www.youtube.com/watch?v=ZK_3Lb4UOpk

Buraya da Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar diz çöktüğü gibi kendisinin de kimler önünde diz çöktüğünün kanıtını koyalım:

Bu arada “türban siyasi bir simge değil” diyenlere cevabı Bülent Arınç’ın kendi ağzından verelim:

Kavakçı elbette ki siyasal simge olarak türban takıyor.” ~ 26 Haziran 1999 Hürriyet

Amerikadaki komşuları ise Merve Kavakçı’nın Türkiye’ye hizmet edemez deyişini burada okuyabilirsiniz:
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1999/05/06/114367.asp

Bu arada Süleyman Demirel Merve Kavakçı’nın dış ülkelerle olan irtibatından haberda olduğunu ve kendisinin bir provakatör olduğunu canlı yayında anlatıyor:
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1999/05/04/113991.asp

Araştırdıkça neler çıkacak daha dersiniz?

Merve Kavakçı’nın Amerikan vatandaşı olduğunu da ekleyelim ve tabi ki de kanıtlayalım:
http://www.milliyet.com.tr/1999/10/23/siyaset/siy02.html

Tabi ki siyasal islamcıların hep bir ağızdan kullandığı mazlum rolünü Merve Kavakçı şu şekilde özetliyor:
“Ben mazlum halkın temsilcisi olarak geldim Millet Meclisine”

Eee ama neden mazlum halkın temsilcisi Amerikan vatandaşı çıkıyor?

Siyasal islamcıların kimlere ve hangi odaklara hizmet ettiği çok iyi bir şekilde anlaşılmaktadır.

CIA bağlantılı bı sahtekarlar ülkemizi birkaç parçaya ayırmak istemektedirler.

Son olarak Kavakçı’nın ailesinin ne olduğunu gösterelim. Hangi örgütlerle bağlantıları var dersiniz kavakçı ailesinin:
http://www.milliyet.com.tr/1999/05/04/siyaset/siy00a.html

Ayrıca Milliyet gazetesinin 4 Mayıs 1999 tarihli “Bol Soruşturmalı Bir Aile” adlı haberi okumanızı tavsiye ederim…

Küçük bir not daha size: “Simit satan adama simitçi dendiği gibi, İslamı satan adama da İslamcı denir”

Saygılar…

100 yıl önce türban mı vardı? Bu yeni bir din mi?

Leave a Comment