Purchase History

[purchase_history]

Bodrum

\"\"Burası da Aspat deÄŸil ÅŸekerim, aman Bitez Yalısı\”™ndayım. Bodrum\”™da… YediÄŸim içtiÄŸim bana kalsın, gördüklerimi anlatayım.

Havaalanı  terminali,  dolmuÅŸ  durağı ebatlarında… Metrekareye 150  kiÅŸi düÅŸüyor, nefes alamıyorsun.  Her  uçak,  en  az bir saat rötar yapıyor.  Yolcu  karşılarken  arabanı  otoparka  bırakıyorsun, fiyatlar makul!  Çıkışta arabanı  tekrar satın alıyorsun,  köküne kadar geçiriyorlar.  Yok eÄŸer  gideceÄŸin yere  taksiyle  gideceksen, zaten  bi  araba  parası  ödüyorsun.

Allah\”™Ä±n  denizini  dubalardan ÅŸeritlerle çevirmiÅŸler,  bildiÄŸin  balık çiftliÄŸi  gibi,  kapısına  Ä±zbanbut  yarmalar  koymuÅŸlar, ki,  donla  yüzen  ÅŸambrelli kekolar girmesin… Biiç  deniyor.

Samimi  bi  ortam. Arka  ÅŸezlongdaki  kadının  ayağı  kulağına  giriyor,  senin  bacakların önündeki adamın  omuzlarında… KÄ±ç  kıça  oturuluyor.  Günde  18  bikini  deÄŸiÅŸtiren  tikiler,  kıçının kılları  aÄŸarmış  amcalara  aÅŸkito, totiÅŸko  diye  sesleniyor. Amcalar da birbirine  kankito filan diyor.

Biraz  deniz,  biraz  huzur  arıyorsun… Bangır  bangır  \”œtatlım  fırfır  aklım, çıkmadı  kırkım\”  gibi bi ÅŸeyler  çalıyor.  \”œPortakalorda  kal\” diye  ÅŸarkı var  abi… Bana  üste  para versen  Serdar Ortaç  dinlemem,  burdakiler  Serdar Ortaç  dinlemek  için üste  para  veriyor.  Demet  Akalın\”™dan zaten kurtuluÅŸ yok,  tahminim  sualtına  hoparlör  koymuÅŸlar, dip  dalıyorum,  gene duyuluyor.

Dün  gece  kan  ter içinde  uyandım mesela, rüyamda  Fatih  Ürek  pareo  giydiriyordu  bana!

Biiç\”™lerde ÅŸale\”™ler var.  Tüllerle  çevrilmiÅŸ,  kutu gibi  bi  dalga, güya  loca…  Ahaliyle  birlikte  olmayayım  diyen  biiç\”™e giriyor, biiç\”™teki  ahaliyle  birlikte  olmayayım  diyen  ÅŸale  kiralıyor. 300  liraya  var,  500  liraya var…  Aylık  kirası  deÄŸil  ha, günlük kirası…  Yakında  teraslı ÅŸale\”™ler icat  edilirse  ÅŸaÅŸma, ki,  ÅŸale kiralayanlarla birlikte olmak istemeyenler  teraslı ÅŸale\”™lerde  otursun!

İki  dilim  karpuzu  20  liraya  kakalıyorlar.  Bende  karpuz  25  lira  diyen,  kıymete biniyor.  Kim  daha  fazla  giydirirse,  o biiç  trend  oluyor,  müÅŸterinin en kerizi  hangisiyse,  en  itibarı o  görüyor.

Vin-vin yani.

Türkbükü,  kazığın  en  sivri  ucu…
O yüzden,  en  çok tercih  edilen  yer…
En  takdir  ettiÄŸim  adres  ise, Maça Kızı… 10 dakka takılıyorsun,  hesabı öderken kupa  papazını  buluyorsun!

Yabancı turist  diye gele  gele,  Ä°ngiliz  muslukçu,  Rumen  kamyoncu, Belçikalı  amele  gelmiÅŸ…  Alman\”™Ä±n  kırosu bile gelmemiÅŸ  bu  sene  Bodrum\”™a…  Ruslar  desen, deÄŸil öldüren  sahte  viski, siyanür  versen,  fondip  yapar…  Çünkü, doÄŸma büyüme  buraların  çocuÄŸuyum,  bu  kadar  yoksul  turisti  ilk  defa  görüyorum. Ucuz  diye  kümes  gibi pansiyonlarda  kalıp, halk  plajında  domates-ekmek  yiyorlar.  Para  mara bırakmadıkları gibi, üstüne  çöp  bırakıyorlar memlekete.

(Lokantacı esnafına parantez açmam ÅŸart…  Baklavayı,  cacığı  sahiplendiler diye hiç  kızmayın  Yunan\”™a… Bin  yıllık çoban  salatayı,  \”œgreek salad\”  diye yazan  ÅŸuursuzlar artmış  Bodrum\”™da.)

(Aganta Burina  Burinata\”™yı boÅŸuna  yazmış Halikarnas  Balıkçısı… Sünger  bitmiÅŸ,  bitirilmiÅŸ.)

(Bodrum\”™un yerlisine  de  parantez  açmam  ÅŸart… Mekânları  kiraya  verirken, tipe  deÄŸil, papele  bakıyorlar.  Bu  yüzden, abuk  sabuk  adamların eline geçiyor. İstanbullu  iÅŸletmeciler bir  bir  çekiliyor.  Mafya  yerleÅŸiyor.  Henüz  silahlar patlamıyor ama,  uyuÅŸturucu  patlamış…  Narkotik  uzmanı  olmana gerek yok,  alenen satılıyor.  Mümbit bi ortam çünkü… Polis ve jandarma,  turisti rahatsız etmeyelim  diye fazla göz  önünde  dolaÅŸmadığı  için,  torbacılar  cirit  atıyor.)

(Bodrum\”™a  gelen  Bizans gazetecileri,  ÅŸurda  güneÅŸin  doÄŸuÅŸunu  seyredin,  ay burdan  seyretmesi  çok  romantik  filan  diye  yazıyor ama…  Sabaha  karşı  itler  dolaşıyor Bodrum  sokaklarında… Özellikle,  Atatürk dövmesi  olan  gençlere  bulaşıyorlar. Bıçaklamalar  oluyor, üstü  örtülüyor.)

Kültür  turizmine gelince…
Kale\”™de Sualtı  Müzesi  var.  Arkeolojik gurur abidesi…  Girerken  para  ödüyorsun, içinde  Karya  Prensesi\”™nin  bölümü var, oraya  girerken  bi  daha para  ödüyorsun…
Bir  müze,  iki bilet.

Sadece  özel  sektör  deÄŸil  yani…
Devlet  de  kazıklıyor  milleti Bodrum\”™da.

Yollar  berbat.
Herkes  ÅŸikâyetçi.
Düzeltilsin  deniyor.
Halbuki,  Bodrum\”™da  doÄŸru  yapılan  tek  icraat,  Bodrum  yollarının  yapılmaması!

Yollar  düzgün olsa, her  gece 20 kiÅŸi ölür Bodrum\”™da…  Ä°stanbul\”™un  ilçesi  burası… Herkesin altında  porÅŸ\”™lar, bemeve\”™ler, ok gibi  mersedes\”™ler,  320  kadranlı jipler var.  Sabaha kadar içki  içiliyor. ÇeÅŸme\”™ye otoyol  yaptık, trafik  kazasıyla  gömdüÄŸümüz  gencin  haddi  hesabı yok. İlla  düzeltecekseniz, düzeltilmesi  gereken milyonlarca saçmalık  var, yollara  dokunmayın.

Ve,  ÅŸimdi  diyeceksiniz ki,  kardeÅŸim  madem  bu  kadar  dandik  bi  yer,  ne iÅŸin var  Bodrum\”™da?

KardeÅŸim…

Sebep  çok  ama,  bi  kaç  tadımlık  vereyim…  Zeki Müren\”™in evini gezip,  onu  ne  kadar  özlediÄŸimizi düÅŸünerek,  Fatiha okumayacaksan…  Hayatını  prenses  olarak  yaÅŸadığı  halde, Anadolu  kadınının dramını  yansıtan  Karya  Prensesi\”™nin gözlerine  dalmayacaksan… Atatürk\”™ün  kızı,  otantik  giysi  ve  el  sanatlarındaki  uluslararası  onurumuz  Aybüke Baran\”™la sohbet  etmeyeceksen…  Gümbet pazarında,  Milaslı  caanım  köylülerin  mis  gibi  ÅŸeftalisini,  biberini  koklamayacaksan… GümüÅŸlük\”™te güneÅŸi  söndürürken  Botan\”™Ä±n  ahtapotunu yemeyeceksen…  Hayatından parayı  çıkarmış  ender insanlardan  Zafer  Olcay\”™Ä±n  limon  bahçesindeki  Çilingir\”™i  yudumlamayacaksan…  Lezzet  mimarı Haluk Tanrıverdi\”™nin Ferayesi\”™yle  manzaraya  bakmayacaksan…  Üniversite öÄŸrencisi  olan ve harçlık için  garsonluk  yapan  Mehmet\”™in BaÄŸarası\”™nda  kendi  elleriyle  sakız  dallarına dizdiÄŸi çöpÅŸiÅŸteki emekten, yürekten haberin  yoksa…  Yok efendim, Fink\”™miÅŸ,  Shipahoy\”™muÅŸ  filan, geç  bunları geç,  Veli\”™nin barına oturmadıysan…  Adam gibi  adam  Ä°kizler, Can  ve  Ceyhun\”™u  dinlemediysen,  iyi ki varsınız diye  kucaklaÅŸmadıysan,  gençler  ve  daima  genç kalanlar\”™Ä±n ÅŸövalyesi Sümer\”™in  davuluyla  kendinden geçmediysen…

Asıl senin ne iÅŸin  var Bodrum\”™da?

AnayasaynÅŸtayn

\"\"AKP\”™liler \”œyargı milli iradeyi yok sayamaz, hangi demokraside atanmışlar seçilmiÅŸlerin önüne geçebilir, milletin iradesini mahkemelik yapmak anca CHP\”™ye yakışır, hâkimler siyaset yapmak istiyorsa cüppesini çıkarsın siyasete atılsın, yargıçlar hangi hakla kendisini yasamayla eÅŸit görüyor, hangi cüretle TBMM\”™ye hiza vermeye çalışıyorsunuz, hangi vasfınızla milletten daha iyi biliyorsunuz, millet yanılıyor da yargıçlar mı en doÄŸruyu biliyor, milletin vasisi misiniz, milletin temsil makamına yönelik hazımsızlık ve tahammülsüzlük hiç bu kadar ileri gitmemiÅŸti, bu millet kendi kaderini belirleme hakkını sadece milletvekiline vermiÅŸtir, buradan milletimize bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki, Türkiye yargıçlar devleti deÄŸil, demokratik hukuk devletidir\” derken…
CHP\”™liler  ne  diyordu?
\”œHukuka müdahale edilmesin.\”

CHP\”™liler  \”œyargı  milli  iradeyi  yok  sayamaz,  hangi  demokraside  atanmışlar  seçilmiÅŸlerin önüne geçebilir, milletin  iradesini mahkemelik  yapmak anca  AKP\”™ye yakışır, hâkimler siyaset  yapmak istiyorsa  cüppesini çıkarsın  siyasete  atılsın,  yargıçlar hangi hakla kendisini  yasamayla  eÅŸit  görüyor,  hangi  cüretle TBMM\”™ye hiza  vermeye çalışıyorsunuz,  hangi  vasfınızla milletten  daha iyi  biliyorsunuz, millet  yanılıyor  da  yargıçlar mı en doÄŸruyu  biliyor,  milletin  vasisi misiniz, milletin temsil  makamına  yönelik hazımsızlık ve tahammülsüzlük hiç  bu  kadar  ileri  gitmemiÅŸti,  bu  millet  kendi  kaderini  belirleme hakkını  sadece milletvekiline vermiÅŸtir,  buradan  milletimize  bir  kez daha  ifade  etmek  istiyoruz ki,  Türkiye yargıçlar devleti deÄŸil,  demokratik hukuk devletidir\” derken…
AKP\”™liler  ne  diyor?
\”œHukuka müdahale edilmesin.\”

\”œÄ°zafiyet  teorisi  ispatlanırsa, Almanya  benim  Alman  olduÄŸumu  iddia  edecek,  Fransa  ise dünya vatandaşı olduÄŸumu  açıklayacaktır.  Yok eÄŸer, izafiyet teorisi  ispatlanamazsa, Fransa  derhal  Alman  olduÄŸumu söyleyecek,  Almanya  ise  Yahudi olduÄŸumu açıklayacaktır\” demiÅŸti  Einstein.

Alman\”™Ä± Fransız\”™Ä±  bilmem…
Einstein  olsa olsa  Türk\”™tür.

Hatta,  eÅŸi Elsa  da  Türk\”™tür.
\”œKocamın  izafiyet  teorisini  anlamıyorum\” demiÅŸti ama…
Ölene  kadar  onunla  yattı  kadıncağız.

Cümle\’ten Hayırlı Olsun

\"\"HEP\”™in  Anayasa\”™ya  aykırı  olduÄŸu için  kapatılması  üzerine  açılan  ÖZDEP\”™in  Anayasa\”™ya aykırı  olduÄŸu için  kapatılması  üzerine  açılan  DEP\”™in Anayasa\”™ya  aykırı olduÄŸu  için kapatılması üzerine  açılan HADEP\”™in Anayasa\”™ya  aykırı olduÄŸu  için kapatılması üzerine  açılan DEHAP hakkında Anayasa\”™ya  aykırı olduÄŸu için kapatılma  davası  açılması  üzerine  feshedilip,  yerine  açılan DTP\”™nin Anayasa\”™ya  aykırı  olduÄŸu için kapatılması üzerine açılan BDP\”™den bağımsız milletvekili seçilen  Hatip  Dicle\”™ye  önce aday  olamazsın diyen YSK, sonra aday olabilirsin  dedi ama, aday olup seçilmesinden  sonra, bu sefer milletvekili  olamazsın  dedi,  ki, aynı YSK\”™nın  önce aday olamazsınız deyip, sonra aday  olabilirsiniz  dediÄŸi, aynı  BDP\”™nin  hapisteki  bağımsız milletvekillerinin durumuna, önce milletvekillerini milletvekili  olmadan önce  tutuklayan  mahkemenin,  sonra  da milletvekili adayı olmalarına  izin veren YSK\”™nın  karar  vermesinin  gerekeceÄŸi gibi, CHP  adıyla  kurulup, darbeyle kapatıldıktan sonra,  HP, SODEP ve SHP  maceralarının ardından,  yeniden darbe öncesindeki adına geri  dönen, bi ara  DSP\”™yle ittifak  yapan  CHP\”™nin  hapisteki  milletvekillerinin durumuyla,  CKMP  adıyla kurulup, MHP\”™ye dönüÅŸen, darbeyle kapatıldıktan  sonra, MÇP  adıyla  açılan ve yeniden  darbe  öncesindeki  adını alan MHP\”™nin hapisteki  milletvekilinin  durumuna  da, önce milletvekillerini milletvekili olmadan  önce  tutuklayan mahkemenin, sonra milletvekili  adayı  olmalarına izin  veren YSK\”™nın karar vermesi gerekecek,  ancak, MNP\”™nin  Anayasa\”™ya aykırı  olduÄŸu için kapatılması üzerine açılan MSP\”™nin darbeyle  kapatılması  üzerine açılan  RP\”™nin  Anayasa\”™ya aykırı  olduÄŸu için  kapatılması üzerine açılan  FP\”™nin Anayasa\”™ya aykırı olduÄŸu  için kapatılması üzerine  açılan SP\”™ye geçmek  yerine, FP\”™den ayrılan ve Anayasa\”™ya aykırı bulunduÄŸu  için hakkında kapatılma  davası  açılıp, neticede  laiklik karşıtı  fiillerin odağı ilan  edilen ve bilahare,  kendisinin aykırı  bulunduÄŸu  Anayasa\”™yı  ve  kararı veren Anayasa Mahkemesi\”™ni referandum marifetiyle deÄŸiÅŸtiren AKP\”™nin  ne  diyeceÄŸi  merak  ediliyor, zira, milletvekillerini milletvekili olmadan önce tutuklayan  mahkemelerin, milletvekili  seçilen milletvekillerini serbest bırakmaması durumunda, PKK\”™nın hadise çıkarması  bir yana, BDP\”™nin  meclise  gitmemesi, sine-i  millete dönme ihtimali doÄŸarken, bi taraftan mazbatalarını aldıkları  için milletvekili  kabul  edilebilecekleri gibi, öbür  taraftan henüz yemin etmedikleri için milletvekilleri kabul  edilmemeleri ihtimali doÄŸacak, böylece, bi yandan milletvekili sayılıp sayılmayacaklarına YSK\”™nın nasıl karar verebileceÄŸi tartışılırken, beri yandan Meclis\”™in sine-i millet kararı alıp  alamayacağı tartışılacak, çünkü,  BDP\”™nin  sine-i  millete  dönmesi neticesinde, Anayasa gereÄŸi üç ay içinde ara seçim mecburi  olacak ama,  ara seçimde  yüzde  10\”™luk baraj,  ülke genelinde deÄŸil,  sadece ara seçim  yapılan ÅŸehirlerde  uygulanacağı için, BDP\”™nin bağımsız adaylar yerine, yekpare  BDP olarak seçime katılma  ihtimali doÄŸacak,  ki, BDP\”™nin  ara seçim  yapılacak ÅŸehirlerimizde barajı aÅŸması ÅŸöyle dursun, yüzde 70\”™lere 80\”™lere vurup, Hatip Dicle\”™yi milletvekili yapamıyor sanılırken, toplam milletvekili sayısını  katlama ihtimali doÄŸacak, dolayısıyla,  daha üç gün  önce yüzde 50 alan  AKP\”™nin üç gün  sonra  8-10 milletvekili kaybedip havasının bozulması  ihtimalini boÅŸ  ver, yekpare memleket YSK\”™nın Anayasa gereÄŸi tesciliyle demokratik  olarak bölünmüÅŸ olacakken,  Anayasa\”™ya  aykırı  olduÄŸu için  kapatılan RP saflarından milletvekili seçilip, hemen peÅŸinden RP\”™nin Anayasa\”™ya  aykırı  olduÄŸu için kapatılması üzerine açılan FP\”™ye geçip, genel baÅŸkan  adayı olan,  ancak  genelbaÅŸkan  olamayınca,  FP\”™nin Anayasa\”™ya  aykırı olduÄŸu  için kapatılması üzerine  açılan SP\”™ye geçmek  yerine, ayrılıp AKP\”™yi açan  ve  Anayasa\”™ya  aykırı  olduÄŸu iddiasıyla kapatılma davası  açılan  AKP\”™nin oylarıyla Anayasa  gereÄŸi Çankaya\”™ya  çıkan CumhurbaÅŸkanımız, bugün Mahmud Abbas\”™la görüÅŸüp, El Fetih\”™le Hamas\”™Ä±n arasını bulacak, ki, aman diyim Filistin bölünmesin diye nokta koyup bitireyim derken, PKK on satır önceki hadise çıkarma ihtimalini vicahiye çevirip, iki ÅŸehitli mayını baskıya yetiÅŸtirdiÄŸine göre, ÅŸimdilik en iyisi virgül

AKP\’nin Oyu Yüzde 30\’un Altındadır

\"AKP\'NİNSeçim gecesi, saat 19 civarı, CHP Genel BaÅŸkan Yardımcısı Süheyl Batum imzası ile, sandıkta görevli partililere gönderilen, cep telefonu iletisi aynen ÅŸöyleydi;

Saygıdeğer sandık sorumlumuz;
Genel merkezimize gelen sandık sonuçları ile basında açıklanan sonuçların çok farklı olduÄŸu görülmektedir. Lütfen sandıklarınızı terk etmeyiniz. Mutlaka, ıslak imzalı sandık tutanaklarınızı ilçe merkezlerimize ulaÅŸtırınız.
Bu konuda göstereceÄŸiniz hassasiyetin, ülkemizin geleceÄŸine katkı yapacağını unutmayınız. Saygılarımızla.

Oy kullandığım sandığın sonucunu öÄŸrenmek için beklerken, CHP sandık görevlisine geldi bu ileti. Benim sandıkta CHP 179, AKP 41, MHP 37 idi. 6 adet de bağımsızlara çıkmıştı. \”İş bitti\” dedim içimden ve eve TV başına döndüm.

Kameralar CHP Genel Merkezini gösteriyor, dev ekrandan yansıyan sonuçlar geldikçe coÅŸku artıyordu. Biliyorsunuz bu coÅŸku ilerleyen saatlerde hüzne dönecekti. Nitekim saat 21 civarında AKP oylarının oranı yüzde 56\’lara kadar çıkacak sonra 49.9\’a inecekti. CHP ise 25.9… Bunlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından açıklanan resmi sonuçlardı. Türkiye yeni bir demokrasi sınavına girmiÅŸ, iÅŸte bunu da baÅŸarıyla, yüzünün akıyla sonuçlandırmıştı. Acaba öyle mi? Millet iradesi, böyle tecelli etmiÅŸti. Halk AKP\’yi seçmiÅŸti. Peki bu bir gerçeÄŸi mi yansıtıyordu acaba?

Bir ay kadar önce Giresun\’da idim. Daha önceki seçimde AKP 4-1 almıştı seçimi. Åžimdi milletvekili sayısı 4\’e düÅŸmüÅŸ ilde, milletvekilliklerinin 2-2 olması neredeyse kesindi! CHP\’liler \”ÅŸu an öndeyiz, az daha zorlarsak 3 -1 almamız muhtemel\” diyordu. 2 gün çarşı pazar dolaÅŸtım, sahilde oturdum, ÅŸoför, berber, esnaf, köylü ile konuÅŸtum. DeÄŸil AKP\’ye oy vereceÄŸiz diyeni, laf açılınca küfretmeyenle bile karşılaÅŸmadım. Demek ki kırılma Karadeniz\’den baÅŸlıyordu. Hopa olayları, Trabzonspor\’un durumu… Ama ÅŸimdi sonuç açıklandı; 3 AKP, 1 CHP! Trabzon, Samsun, Rize, Samsun…. Benzer sonuçlar. Nasıl olur?

Size birazcık eskiye taşıyayım.

Yıl 2002, AKP ilk iktidarına gelmiÅŸ. İlk saldırdığı ve ele geçirdiÄŸi yer neresi; anımsayın lütfen. YSK, yani Yüksek Seçim Kurulu. Ve yine anımsayın, anımsamıyorsanız gazete arÅŸivlerine bakın. CİA Türkiye masası ÅŸeflerinden birisi olan ABD Büyükelçi\’sinin ilk ziyaret ettiÄŸi kiÅŸi YSK BaÅŸkanı olmuÅŸtu. Niye?

Ve seçimleri bu YSK yapıyor, yönlendiriyor, yürütüyor, kesin kararları alıyor. AKP\’nin adamları, içinde AKP\’nin de olduÄŸu seçimleri düzenliyor. Sözde açılan ihale ile oy pusulalarının basımı AKP\’li adama veriliyor.

Yine anımsayın, YSK seçmen kütüklerini ilan etti. 2 yıl önceki seçmen sayısına 10 milyon kiÅŸi birden eklenmiÅŸ. Kim bunlar, nereden çıktı, nereden geldi? Ve bir ÅŸey daha; tüm ÅŸüpheler artarak sürerken, ele sürülen mürekkep birden ortadan kalktı. Niye?

Seçim gecesi TV seyretmeyi sürdürüyorum. Keçiören\’de yaÅŸanan bir arbadeyi gösteriyor. Polisler, bir grup vatandaÅŸla itiÅŸiyor, vuruÅŸuyor. VatandaÅŸlar CHP ve MHP\’li kiÅŸiler. Åžöyle diyor TV muhabiri. Niye; çünkü oy kullanılan binanın önünde duran bir kadın, insanlara AKP\’ye oy vermeleri halinde 200\’er lira dağıtıyor. Olaya tanık olan bir vatandaÅŸ, \”200 lira az oldu diyenlere, 100 lira daha veriyor.\” diye anlatıyor. Bu nasıl olur?

Hanımefendinin çantasında, AKP hanesine evet yazılı oy pusulası bulunuyor. Bunu alan \”oy satıcısı\” oy pusulasına bu hazır pusulayı yerleÅŸtirip, ona verilen boÅŸ oy pusulasını getirip verdi mi, 200 lirasını alıyor. Birkaç saat sonra herkesin dikkati çekiyor bu iÅŸlem, müdahale ediyorlar. Ve beklenen oluyor; polis anında müdahale edip, bu kadını ve oy pusulalarını kaçırıyor, kalan polisler de vatandaÅŸa saldırıyor.

İlerleyen saatlerde, İstanbul\’da AKP\’ye evet mühürü basılı milyonlarca oy pusulası yüklü bir kamyonun yakalandığı duyuruluyor ekranlarda. Ne oldu bu kamyon, o kadın, onu kaçıran polisler. Ne bir haber, ne ses… Bunlar bilinenleri, ya bilinmeyenler?

10 milyon birden artan seçmen sayısı… yetmiyor bunlar YSK\’ye, 19 milyon da fazla oy pusulası bastırıyor. İhale verilen AKP\’li matbaacının, bu oy pusulalarından ne kadar bastığı da bilinmiyor…

Seçimin ertesi günü, e-postama, bir arkadaşım tarafından gönderilen notu mutlaka sizle paylaÅŸmalıyım;

Sarıyer\’de sandık baÅŸkanı olarak görevliydim. Oy kütüÄŸünde, rastlantıyla bir ÅŸey dikkatimi çekti. Bir apartmanın 5\’nolu dairesinde 17 kiÅŸi seçmen gözüküyor. Çoluk çocuÄŸu da sayarsan, mahelle gibi bir ev olmalı. Oysa o apartmanın, diÄŸer dairelerinde 4\’ü aÅŸan seçmen yok. Bir ayrıntı daha, 17 kiÅŸilik evde 5 kiÅŸi Åžebinkarahisar, 3 kiÅŸi Çorum, 4 kiÅŸi Hatay diÄŸer 5 kiÅŸi ise farklı yerlerde kayıtlı. Türkiye\’nin her köÅŸesinden gelmiÅŸ insanlar nasıl bir arada?
Sabahleyin söz konusu aparmanın 1\’nolu dairesine kayıtlı 2 seçmen oy kullanmaya gelince, söz konusu 5 nolu daireyi sorduÄŸumda akıl almaz bir yanıt aldım. Adam sinirle, \”Allah belalarını versin. Bu 12 kiÅŸi daha önce benim dairemde kayıtlı çıktılar. Oradan sildirinceye kadar emdiÄŸim süt burnumdan geldi. Ben sildirince demek ki 5 nolu daireye yazılmışlar.\”
Bu arada olay büyüdü. CHP\’nin hukukçuları geldiler. Söz konusu kiÅŸilerin vatandaÅŸlık numaraları çıkarılıp araÅŸtırıldı. Türkiye\’nin baÅŸka bir yerinde kayıtlı deÄŸiller. Peki ama kim bunlar? Niye buraya kayıtlı. merakla saat 17\’ye kadar, bu kiÅŸilerin gelip oy vermesini bekledim. Ancak belli ki haber onlara uçurulmuÅŸ, gelemediler. Hadi ben benim sandığımda bunları önledim, ya diÄŸer sandıklar?

Bir ÅŸeyler döndüÄŸü kesin kere kesin! Bazı kiÅŸilere birden çok vatandaÅŸlık numarası verilmesi de olabilir bu, ölmüÅŸ kiÅŸilere ait numaraların bazı adamlara dağıtılması da… Peki bunu kim çıkaracak ortaya? Tabii ki CHP.

CHP bu seçimde açıldıkça açıldı, bütcesini bitirdi. Yine de AKP ile kıyaslanabilir mi? AKP\’nin seçim harcamaları sorgulanmalı. Bu bir…

Gerekirse YSK önünde yatıp kalkılmalı. Ve bu fazla basılan 19 milyon oy pusulası nerede ÅŸimdi? Kadının çantasında, kamyonda bulunan AKP\’ye evet mühürü basılı oy pusulaları nereden çıktı? YSK olan bitenin hesabını vermeyecek mi? Bunun lamı cimi yok. Koca ülke bir çetenin kıskacında, müthiÅŸ bir hileli, ÅŸaibeli seçimden geçti. Kazanmak için her ÅŸeyi mübah sayan, insanla Tanrı arasındaki iliÅŸkiyi bile çıkarı için kullanan bu teÅŸkilattan önce Türkiye , böylece kamunun zaten bir avuç kalan malları ile vatandaşın cepleri de bu kirli ellerden kurtarılmalıdır. En azından, bırakın onu bunu; 10 milyon seçmen yaratıldı. Oyların yüzde 20\’si bu! Hele seçimlerde 40 milyon oy kullanıldığı düÅŸünülürse bu oran yüzde 25\’i buluyor. Bu 10 milyon AKP\’ye oy kullandırıldı, bu o kadar açık ki. Çıkar yüzde 20\’yi, geriye yüzde 29, yüzde 25 derseniz 24 kalmaz mı? AKP\’nin aldığı oy 21 milyon, yarısı ÅŸaibeli! Bu yüzde 20 oy kullanılmasa, CHP\’nin oy oranı yüzde 30\’u rahat rahat aÅŸmaz mı? Bu müthiÅŸ sahtekarlık ortaya çıkartılırsa,  \”yahu ben hayatımda AKP\’ye oy vereceÄŸim diyeni görmedim, nereden çıkıyor bu oylar\” diye soranların da sorusuna yanıt verilmiÅŸ olur.

Önümüzdeki dönem, gerçek CHP olmaya hazırlanan partinin bugün tek görevi, bu ÅŸaibeli seçimin, hileli ahlaksız seçimin faÅŸ edilmesidir. Seçimlerde partisinin geriye düÅŸmesi için çalışan 13 Hazirancılara verilecek en iyi yanıt da bu olacaktır!

Bu sayede yinelenecek seçimlerde iktidar nihayet el deÄŸiÅŸtirecektir!

Ters Lale

\"\"Çöp ithal ediyoruz.
Bursa\”™ya.

El  âlemin  çöpüyle  leÄŸen  yapan çöp  ithalatçısı, vatandaşın  çöpünü çöpe atmasından  ÅŸikâyetçi.

EÅŸek ithal ediyoruz.
Mardin\”™e.
Belediye\”™deki 48 kadrolu  eÅŸeÄŸin 10\”™u emekli  oldu,  çöp  toplama  iÅŸi  aksadı,  Belediye  BaÅŸkanı kendisini  ziyaret eden  Ä°talya\”™nın  Ankara Büyükelçisi\”™ne  sipariÅŸ etti,  Sicilya\”™dan  15  eÅŸek gelecek. İthal eÅŸekler, Fen  Ä°ÅŸleri  MüdürlüÄŸü\”™nde  bir hafta  kurs görüp,  kadroya alınacak.

Böcek  ithal  ediyoruz.
UÄŸurböceÄŸi…
Hani \”œuç  uç  böcecik,  annen  sana terlik  pabuç  alacak\” var  ya,  iÅŸte  o…
İspanya\”™dan  geliyor.  Ä°thal  tarım ilaçlarıyla  bizdeki neslini  yok ettik, halbuki,  tarımdaki  zararlıları  o  yok  ediyor.

Bakteri ithal ediyoruz.
Hollanda\”™dan…
Türk yoÄŸurdu  için.

Koyun  güdemez bunlar…
Kaz  güdemez  bunlar…
Memleketin adı,  Turkey.
Hindi  ithal  ediyoruz.

Hamsiyi duymuÅŸsunuzdur…
Fare ithal ediyoruz.
Malum,  bizimkiler  cahil,  laboratuvarda  deney  yapmak  için  diplomalı  fare  lazım.

Antepfıstığı…
Gazitahran\”™dan.

Kabuk  ithal  ediyoruz.
Limon  kabuÄŸu…
Elde kalan malı  ineÄŸin önüne döküyoruz,  sonra, ilaç  üretimi  için kabuÄŸunu ithal ediyoruz.

Limonun kilosu  10  kuruÅŸ.
KabuÄŸun kilosu  4 lira…
Ki,  10  kuruÅŸa satmaktansa yesin diye önüne  döktüÄŸümüz inek  de  Uruguaylı zaten.

Bas  bas bağırsak,  hikâye.
Bağırsak  ithal  ediyoruz.
Brezilya\”™dan, kokoreç  için.

Tahta  bıçak  ithal  ediyoruz.
Bambu…
\”œSalata yaparken sebzelerin  vitaminini  kesmeyin\”  sloganıyla piyasaya  sürüldü.  Aman diim  yani, metal  bıçakla kesince  vitamini  kaçıyormuÅŸ…
Ki,  marul  Çin\”™den.

BildiÄŸin  taÅŸ  ithal  ediyoruz.
İsveç\”™ten, bahçe süsü  için.
Toprak  ithal  ediyoruz.
Almanya\”™dan,  saksı  için.

Kafamızı  nereye  çevirsek, keresteye  rastlıyoruz  ama, az bile  demek  ki…
İthal  ediyoruz.

Ekonomisi  iflas  etmiÅŸ  Yunanistan  bizden  banka  aldı,  biz onlardan babayı  aldık  desek,  yanlış olmaz… Sperm ithal ediyoruz.

Hal  böyleyken…

57  adet \”œters lale\”yi  yurtdışına  çıkarmaya  çalışan  iki  turist… Tarım Bakanlığı,  Çevre  Bakanlığı,  Adalet
Bakanlığı, İçiÅŸleri Bakanlığı,  DışiÅŸleri Bakanlığı,  Emniyet  Genel  MüdürlüÄŸü, Milli İstihbarat  TeÅŸkilatı,  Jandarma Genel  Komutanlığı,  Gümrük Muhafaza MüdürlüÄŸü  ve  DoÄŸa Koruma  Genel  MüdürlüÄŸü\”™nün nefes kesici operasyonuyla,  Kapıkule  Sınır  Kapısı\”™nda suçüstü  enselendi.  Dört-beÅŸ  üniversite,  TÜBİTAK filan devreye  girdi.

Çünkü,  lale  tersine…

Burası  Türkiye.
Yok  öyle!

Seçimde Hile Varsa EÄŸer CHP ve MHP Bunu Kanıtlayabilir

\"\"Seçimde hile olayı hep konuÅŸulur ama hiç sonuç alınmaz nedense, konuÅŸulur ve unutulur gider\”¦ Ama bu kez öyle olmamalı, konuÅŸuluyorsa eÄŸer, ciddi ciddi araÅŸtırmalı ve bu araÅŸtırmalar sonuçlandırılmalı\”¦ Benim 12 Haziran seçimi üzerinde kuÅŸkum var, yakın çevrem de buna tanıktır\”¦ AKP\”™nin yüzde yani iki insanımızdan birinin oyunu almış olduÄŸuna inanmıyorum ben, kiÅŸisel yargım budur\”¦ Ama seçimde hile var diyebilmek için, kanıt olması gerek, bu iddiayı doÄŸrulayacak bilgi ve belgeye ulaşılması gerek, boÅŸ iddialar da bize yakışmaz\”¦

Önce Nihat Genç\”™in bu konudaki tespitlerini masaya yatıralım. Ne demiÅŸti Nihat Genç:

\”œDünya siyasi tarihinde eÅŸine benzerine rastlanmayan ve üç seçim aynı grafikle baÅŸlayıp aynı grafikle sona eren,  yani ekranlar saat yedide açılır yüzde altmışların üstündeki AKP üç seçimdir bir saat içinde çekile çekile yüzde elliye çekilir ve seçim biter… Milyonlarca seçmen bunun büyük bir oyun olduÄŸunu düÅŸünüyor, böyle düÅŸünerek delirmiÅŸ durumdalar, o halde, milyonlarca delirmiÅŸ partilinin bu delirmiÅŸ halini tedavi etmek önce CHP\”™nin görevidir\”¦\”

Biz seçim sonuçlarını SKY TÜRK ekranından izledik, adım adım. Ekranda ilk sonuçlar görünmeye baÅŸladığında AKP yüzde 57 ile baÅŸladı ve yanılmıyorsam, spiker bir ara, ilk açılan sandık sonuçlarına göre AKP\”™nin yüzde yetmiÅŸ ile önde baÅŸladığını duyurmuÅŸtu. Ama iÅŸi garantiye alalım biz, gördüÄŸümüzü söyleyelim ve yazalım, evet, duyduÄŸumuz ve gördüÄŸümüz ekrandan,  AKP\”™nin ilk seçim sonucu yüzde 57 olarak bize duyuruldu\”¦ Elbet çok öfkelendik, olamaz dedik içimizden\”¦

Ardından geçen zamanla, Yüzde 57 ile baÅŸlayan AKP adım adım düÅŸtü, CHP ise adım adım yükselmeye baÅŸladı, tıpkı MHP gibi, bu bize biraz garip geldi\”¦ Yüzde 57, 56.9, 56.8, 56.7… 55, 54, 53\”¦ diyerek düÅŸmeye baÅŸladı AKP gözlerimizin önünde\”¦

İlk soru ÅŸu oldu kendimize; nasıl oluyordu da çok yüksek oy alan AKP, ekranlar açıldıktan seçim sonucu alınıncaya kadar düÅŸmeye devam etmiÅŸti, yüzde 57\”™den yüzde 49.9\”™a kadar\”¦ Yüzde 57 ile yüzde 49.9 aralığında AKP bir puan bile oy alıp yükselmedi hiç, hep düÅŸtü\”¦ Nihat Genç\”™in tespiti de bizimle aynı, o da aynı soruyu sormuÅŸ: \”œekranlar saat yedide açılır yüzde altmışların üstündeki AKP üç seçimdir bir saat içinde çekile çekile yüzde elliye çekilir ve seçim biter?\”

Bu tespit ile bir seçim hilesi olduÄŸunu kanıtlayabilir miyiz, hayır, bu durum kuÅŸku yaratır ama kanıt olmaz, sorarsanız \”œseçim bu, halkın tercihi bu\” der geçerler\”¦

Ama kanıt olabilecek bir çıkış yolu bulabiliriz, nasıl mı?

Seçim sonuçları çok detaylı olarak verildi bize, \”œkatılım yüzdesi, açılan sandık, partilerin oy sayısı ve oranları\” gibi\”¦ Bu açıklamalarda ikinci dikkatimizi çeken ise ÅŸu oldu;  \”œaçılan sandık yüzde 70, katılım oranı yüzde 25\”¦ Açılan sandık yüzde 80 katılım oranı yüzde 40\”¦\”

Bu durumu gördüÄŸümüzde isyan etmiÅŸtik evimizde, haykırmıştık; nasıl oluyordu da seçime katılım oranı böylesi ağır bir ÅŸekilde düÅŸük oluyordu, çünkü bu ÅŸekilde devam etmesi halinde, katılım yüzdesi 50-60, taÅŸ çatlasa 70 seviyesinde kalacaktı, bu imkansızdı, böylesi önemli bir seçimde katılım çok düÅŸük olamazdı\”¦

Bu durum seçim sonucuna yakın bir süreye kadar devam etti. Açılan sandık sayısı yüksek ama katılım çok düÅŸük\”¦ Buna karşın kesin olmayan sonuçlar açıklanırken,  \”œAÇILAN SANDIK YÜZDE 100 KATILIM ORANI YÜZDE 86.7\”  olarak söylendi bize\”¦ İşte katılım oranına iliÅŸkin gazete haberi:  \”œSeçime katılım oranı yüzde 86.7 ile son yılların zirvesine çıktı. Katılım  Avrupa genelini de sollarken bu oran 22 Temmuz 2007 seçimlerinde 84.5 olarak gerçekleÅŸmiÅŸti.\”

Yani rekor bile kırmışız katılım oranı yüksekliÄŸinde, ama bize açıklanan ilk katılım oranları çok düÅŸüktü, nasıl oldu bu iÅŸ?

AraÅŸtırın, alın bakın TV\”™lerin seçim haber kayıtlarını, açılan sandıklar yüzde sekseni bulduÄŸunda katılım oranları hala yüzde 50, 60, yüzde 55 gibi rakamlardaydı, biz duyduk ve gördük ekranlarda\”¦ Öyle ya, yüzde 75\”™i açılmış bir sandıkta katılım oranı yüzde 50 ise, tüm sandıklar açıldığında katlım yüzde 80 nasıl olabilir?

ÇIKIÅž NOKTAMIZ İŞTE BU OLABİLİR, BAÅžLANGIÇTAKİ KATILIM ORANLARI\”¦

Peki, ne yapmalı?

Önce SYK TÜRK TV\”™nin seçim sonuçlarını açıklayan 12 Haziran 2011 haber bülteninin bir kopyasını alacaksınız\”¦ Seçim haberlerini dikkatle izleyerek, katılım oranını açıklayan söz ve yazıları tek tek bir kenara not edeceksiniz\”¦ BaÅŸlangıçta katılım oranının yüzde kırk ve elli seviyelerinde olduÄŸu açıklanan il ve ilçe sandık çevrelerini tespit edeceksiniz, bulduÄŸunuz sonuçları son seçim sonucu ile karşılaÅŸtıracaksınız, varsa eÄŸer hileyi orada bulabilirsiniz\”¦

Burası İzmir de olabilir, Åžanlıurfa\”™da, ilin önemi yok, ya da AKP çok oy almış ya da az, önemi yok, önemli olan televizyonun baÅŸlangıçta açıkladığı ve alt yazı olarak geçtiÄŸi \”œKATILIM ORANI\” ile ilgili yapılan açıklamalar ve geçen alt yazılar\”¦

Öyle ya Åžanlıurfa\”™da açılan sandık sayısı yüzde 80 olduÄŸu noktada, katılım oranı yüzde 50 olarak açıklanmışsa, o seçim çevresindeki toplam katılım oranı yüzde 86 olamaz, oluyorsa eÄŸer, baÅŸlangıçta hayali oy eklenmiÅŸ demektir ve yapılan hatanın farkına geç varılarak katılım oranı sonradan yükseltilmiÅŸ demektir. Bu durumu ispatlayabilirsek, gerisi çorap söküÄŸü gibi gelir\”¦

Peki, bu durum neyi gösterir?

Katılımın düÅŸük olduÄŸu bir yerde,  BİLGİSAYARA OY YÜKLEMEK ÅžEKLİNDE HİLE YAPILARAK katılım yükseltilmiÅŸ demektir.

Peki, kolay mı bu iş?

Hayır, fazladan oyunu yükleyeceÄŸiniz insan olması gerek, organize bir iÅŸ, bu durumda kütüÄŸe kayıtlı ama kendisi olmayan kimlikler çıkabilir, ölmüÅŸ kiÅŸiler çıkabilir\”¦ Son günlerde ortaya atılan \”œbeÅŸ on milyon hayali seçmen\” iddialarını yabana atmamak gerek\”¦

Peki, NASIL ORTAYA ÇIKARILABİLİR bu iÅŸ?

Biraz sabır, biraz gayret ve biraz dikkatle bu iÅŸ ortaya çıkarılabilir\”¦ Önce televizyon kayıtlarını adım adım izleyerek ve açılan sandık sayısı YÜZDE 10\”™dan baÅŸlayıp, ilan edilmiÅŸ katılım oranlarının seyrini bir grafikle ortaya çıkarmak gerek\”¦ O kadar zor deÄŸil, veriniz TV haber kayıtlarını bize, biz dahi yapabiliriz bu tespiti, çünkü her ÅŸey açık\”¦

Sonra tüm sandık sonuçlarını yerinden alıp Yüksek Seçim Kurulu verileriyle karşılaÅŸtırmak gerek\”¦ BaÅŸta İzmir, İstanbul ve Antalya\”™da seçmen artışı olan mahalleleri tespit edip, özellikle beklenmedik bir ÅŸekilde AKP\”™ye fazla oy çıkan yerleri tek tek, adres adres inceleyerek, seçmen kütüklerine bakarak\”¦

İsteyen çözer, yeter ki istesin\”¦

Biz yapamayız tüm bunları ama CHP yapabilir, MHP yapabilir\”¦

Kendi ÅŸahsi düÅŸüncemi söyleyeyim, son bir yılda yüz bine yakın kilometre yol yapıp Anadolu\”™yu gezmiÅŸiz ve halkımızla konuÅŸmuÅŸuz biz\”¦ Her iki kiÅŸiden bir AKP\”™li demek, sanıldığı kadar kolay deÄŸil\”¦  Ama iftira atmak, boÅŸ laflar etmek bize yakışmaz, susuyoruz, kanıt arıyoruz, bu tek başımıza yapmamız da mümkün deÄŸil, öyleyse CHP çıksın araÅŸtırsın, MHP çıksın araÅŸtırsın, söz konusu olan ülkemiz ve çocuklarımız, geleceÄŸimiz\”¦

Dört yıllık olası bir AKP iktidarı demek, çok deÄŸerlerin kaybı demektir, bu kayıpların geri alınabilmesi için çok ağır bedellerin ödenmesi gerekebilir, bu nedenle kim ne yapacaksa çıksın ÅŸimdi yapsın bu iÅŸi, yarın deÄŸil\”¦

Ben Bir Aptalım

\"\"Buna karar verdim. Çünkü akıllı biri olsam: AKP\”™nin yanında olduÄŸumu, Recep Tayyip ErdoÄŸan\”™dan baÅŸka büyük olmadığını ülkemde oniki milyondan fazla açlık sınırında insan bulunmadığını, üç milyon iÅŸsiz olmadığını, emekli ve iÅŸçilerin refah içinde olduÄŸunu, yakında Avrupa BirliÄŸi\”™ne gireceÄŸimizi, AKP hükümetinin muhteÅŸem bir hükümet olduÄŸunu söyleyip, istediÄŸim kanalda en iyi parayla istediÄŸim iÅŸi bulup, reklam filmlerinde boy göstererek, acayip para kazanır gül gibi geçinirdim. Oysa ben bankadan kredi alabilmek için oturduÄŸum evi ipotek ettirip, bu parayla okul yaptırıyorum ve AKP karşıtı olduÄŸum için de tehditler alıyorum\”¦ Bana bakın   satılmışlar\”¦ Bana bakın AKP uÅŸakları ve popo yalayıcıları\”¦ Benim korumalarım yok, zırhlı arabalarım yok, silahım yok\”¦ Daha doÄŸrusu ben böyle zannediyordum\”¦ Ama varmış. Bu ülkede gerçek Atatürkçü gençler varmış. Gerçek onurlu insanlar varmış. ÖÄŸrencilerim dışında yürekli pek çok öÄŸrenci varmış\”¦ Elli yıldır kimseyi kandırmadığımı, düÅŸüncelerim uÄŸruna hapis yattığımı ve tek çıkarımın onların çıkarı olduÄŸunu bilen kitleler varmış. \”œMış\” demem haksızlık olur. Biliyordum. Ama bu denli atik davranacaklarını bilmiyordum\”¦ Aldığım riyasız telefonlar, fakslar, mailler satılmışları çok azınlıkta bıraktı\”¦

Size baÅŸbakan sofrasında yemek yiyip \”œhaklısınız efendim\” diyen sanatçılar mı lazım?… Ben onlardan deÄŸilim. Size popo yalayıcı, suya sabuna dokunmayan \”œsiz bilirsiniz efendim\” diyen sanatçılar mı lazım? Ben onlardan deÄŸilim. Size korkak ürkek \”œaman parama dokunmayın\” diyen sanatçılar mı lazım? Ben o deÄŸilim. Size muhalefet etmeyen, el etek öpen, \”œpadiÅŸahım çok yaÅŸa\” diyen sanatçılar mı lazım? O ben deÄŸilim. Ben, kendini bildi bileli fikirlerini açıkça söylemekten korkmayan, dümdüz biriyim. Yaptıklarımı, söylediklerimi herkesin beÄŸenmesini istemem. Neden bir hırsız, bir üçkağıtçı, bir yaÄŸcı, bir sahtekar benim yaptıklarımı beÄŸenecekmiÅŸ?… Herkesi mutlu etmek gibi bir niyetim hiç olmadı. Söylediklerimden mutlu olmayanlar dönüp kendilerine bakacaklar. \”œBu adam ne dedi de biz kızdık?\” diyecekler\”¦ Ben yetmiÅŸ yıla yaklaÅŸan ömrümü toplumuma verdim. Bundan mutlu olmayanlar kendilerine dönüp bakacaklar. \”œBu adam neler yapmış, ben ne yapmışım?\” diye kendilerini bir gözden geçirecekler. Her türlü eleÅŸtiriye açık bir meslek yapıyorum. BeÄŸenen de olacak beÄŸenmeyen de. Ama, tehdit, küfür, hakaret odlumuydu, orada aynen sizin anladığınız dilden giderim.

Bir Gün Kala…

\"\"Pelee…
YanardaÄŸ.
Karayipler\”™deki  Fransız  sömürgesi  Martinik  Adası\”™nda.

Sene 1902.

Seçim  yapılacak. Ahaliyi  temsilen  Paris\”™e  mebus  gönderilecek. İki  parti  var. Biri  kodamanların,  öbürü garibanların…  Ada\”™da bi de vali  var.  Fransız.  Güya demokrasi  filan  ama, aslında  bu  arkadaÅŸ  yönetiyor. Ve, istiyor ki,  hep  kodamanlar  kazansın.  Malum, avanta  alıyor.

Sandığa 10 gün  kala… YanardaÄŸ kımıldıyor. Ufak  ufak  kül  püskürtmeye  baÅŸlıyor. Ahali huylanıyor. Vali tutuÅŸuyor.  Çünkü,  ahalinin  derdiyle  valinin  derdi  baÅŸka…  Seçim  kafa kafaya  görünüyor, yanardaÄŸ patlayacak diye  kaçışlar  baÅŸlarsa,  kodamanlar  tüyecek,  garibanlar kalacak, denge bozulacak, ve  böylece  sandıktan gariban  çıkacak,  ayıkla  pirincin  taşını.

Yerel  gazeteler, valinin  adamı…  Arıyor hemen \”œsakin  olun,  tehlike yok\”  manÅŸeti  çaktırıyor.  Hatta,  mamalı köÅŸe yazarlarına  aba altından sopa  döÅŸettiriyor,  \”œseçim  arifesindeki yanardaÄŸ dedikoduları  kötü niyetlilerin  iÅŸi, panik baÅŸlar  da  ticaret aksarsa, sorumlusu  olurlar\”  yazdırtıyor.

Ahali  yiyor…  Çünkü,  gazetelere  inanmasalar  bile,  din  adamlarına  inanıyorlar.  Ve, valinin  kankası  din  adamları, papaÄŸan  gibi,  adanın huzurunu bozmak  isteyenleri  lanetliyor.

Kodamanlar yemiyor…  ManÅŸetler ne uydurursa  uydursun, gözleri  de  mi  görmüyor, villaların  çatıları  yarım  metre külle  kaplanmış, kulakları  da  mı  duymuyor,  yanardağın  homurtusundan geceleri uyuyamıyorlar. Burun desen, bariz  kükürt  kokluyor…  Tası  tarağı  toplayıp, vınnnlamaya niyetleniyorlar.  Ancak  eli verip,  kolu kaptırdıklarını unutuyorlar.  Yok öyle!

Vali emir  veriyor,  limana asker dikiyor, gitmek  yasak,  seçimden  önce  gitmek  isteyen  oyulacak…  Hatta,  adadaki Amerikan  elçisi  Washington\”™Ä± tehlikeden  haberdar  eden  telgraf çekiyor, postane  valinin,  el  koyuyor,  tehlikenin geçtiÄŸini  bildiren  çakma  telgrafı  gönderiyor.

Seçime  dört  gün  kala…
Dağın  sıcağından kaçan yılanlar,  böcekler,  sürüler  halinde ÅŸehir merkezine  akıyor.

Seçime  üç  gün kala…
KuÅŸlar.
Patır  patır  düÅŸüyor.

Seçime  iki gün  kala…
Pelee  patlıyor.
Krateri kağıt gibi  yırtılıyor,  önce  815  derece sıcaklıktaki  gaz  bulutu,  hemen  bi  kaç  saniye ardından lavdan  çığ… Saatte 100  kilometre  hızla  ÅŸehre  akıyor.

İktidar hırsı…
Hepi topu  iki dakika.
Komple  yok oluyor.
Vali dahil.

Ve,  seçime bir  gün  kala…

Siz  siz olun, yalancı  manÅŸetlere,  avantalı  telkinlere,  zorbalığa deÄŸil… Uyaranlara  kulak  verin.

Planlanan İstanbul Kanalı Üzerine Bilimsel Bir GörüÅŸ

Beni bu köÅŸede hep tozların etkileri veya meteoroloji ile ilgili haberler ile tanıdınız. Ama benim asıl uzmanlık alanım deniz bilimleridir. Uzmanlığım da Türk Denizleri özellikle de Marmara BoÄŸazlar ve İstanbul Haliç\’i dir. Yani bu konularda uzmanım, konuÅŸabilirim hem de göÄŸsümü gere gere.

Åžimdi gelelim en son proje önerisine. Size çok basit dilde anlatayım. Karadeniz\’i bir tatlı su havuzu olarak düÅŸünün. Nedeni de basit çünkü bu havuza giren tüm sular (nehir veya yaÄŸmur suyu) tatlı su. Peki o zaman Karadeniz neden tatlı su havuzu deÄŸil? Çünkü Çanakkale ve İstanbul BoÄŸazı altından gelen ve belirli eÅŸikleri belirli rüzgar koÅŸulları altına aÅŸan tuzlu ve de dolayısı ile yoÄŸun Akdeniz suları Karadeniz\”™i bugünkü tuzluluk seviyesine getirdi. GeçmiÅŸi o kadar da taze ki en son hali 3500 senelik ve bildik tarihi de 12 bin senecik.

Durduk yerde neden Karadeniz havuzu diyorum deÄŸil mi? Karadeniz\’i az tuzlu bir havuz diye düÅŸünün hem de Akdeniz\’den ortalama 30 cm yüksek. İşte bu nedenle bu havuzun fazla suyu BoÄŸazlardan akar durur ama havuza giren su belli ve doÄŸanın açtığı bu kısıtlı musluktan çıkan su belli. Yani Karadeniz havuzunu boÅŸaltan bir musluk vardı. Ama doÄŸanın yarattığı bir musluk ve dengesini ancak son 3500 senedir sürdüren bir musluk.

Åžimdi siz bir ikinci musluk takmayı planlıyorsunuz hem de 25 metre derinlikte, yani musluk sadece Karadeniz\’in suyunu Marmara\’ya akıtabilecek ama alttan girmesi gereken su bu yeni kanala giremeyecek. DoÄŸanın dengeleri bozulacak ve ne olacak?

Ne olur biliyormusunuz, ah keÅŸke bilebilsek.

Ama her ne olursa hiçbir zaman geri dönüÅŸü olmaz, doÄŸal dengeler bozuldu mu geri dönüÅŸ maalesef yok.

Akıl mantık basit. Havuza takılı bir musluk vardı ÅŸimdi ikinci musluÄŸu takmayı planlıyorsunuz. Eh iyi de havuza gelen su miktarı artmayacak ki. Yani Tuna, Dinyeper Dinyester siz musluk taktınız diye debisini arttırmayacak ki? DiÄŸer bazı kanalları örnek göstermek demek Karadeniz\’in Marmara\’nın oÅŸinografik gerçeklerini bilmemek demektir. Böyle bir sisteme sahip bir deniz yerkürede yok, sadece bizde ama deÄŸerini bilirsek elbette. Ben talebelerime derslerde Marmara\’yı anlatırken onu saÄŸlıklı Akdeniz ve saÄŸlıksız Karadeniz\’in astımlı doÄŸan çocuÄŸu derim. Yani doÄŸuÅŸtan solunum zorluÄŸu çeken bir deniz ve de dikkat edilmesi ÅŸart olan bir deniz. Onu kurtaran Karadeniz\’den gelen ve jet akım halinde BoÄŸazdan Marmara\’ya çıkan ve 25 metrelik üst tabakayı 3 ayda bir deÄŸiÅŸtiren Karadeniz suyu. O çıkışta öyle harika iÅŸler yapıp alt tabakadaki suyu yukarı çekiyor ki sormayın gitsin. Marmara\’ya oksijen pompalayan ise Çanakkale\’den gelen alt su. Takın bu sisteme tek taraflı bir musluk ve seyreyleyin olacakları. Ben karada olacaklardan bahsetmiyorum denizdekiler benim uzmanlık alanım.

BaÅŸka tarafları da var elbette bence bu proje hiçbir zaman yapılamaz çünkü sınır aÅŸan sular gibi sınır aÅŸan deniz bu, debisi ile rejimi ile oynayamazsınız. Åžimdi Almanya Avusturya Tuna\’üzerinde muazzam bir baraj kursa suyu akıtmasa ne olur. Karadeniz\’in felaketi olur. Altta verilen su bütçesi alt üst olur.

Kiminiz bu hoca da her ÅŸeyi biliyor demiÅŸsinizdir. Ama ben aÅŸağıda verilen ve Marmara Denizinin bütçesini çıkartan ekibin parçasıydım. İstanbul BoÄŸazının altını 4 defa al bayrak rengi kırmızıya boyayan (Rhodamin boyası ile) ekibin başı idim. Yani İstanbul Kanlizasyon DeÅŸarj projesinin gerçekleÅŸmesinde, Haliç\’in temizlenmesinde emeÄŸim, alın terim çoktur. Ve de dediklerim doÄŸrudur. Havuza ikinci musluk takarken havuzun daha hızlı boÅŸalacağını da hesaplamalısınız öyle iki mimara ısmarlama ile olmaz bu iÅŸler. KeÅŸke iÅŸ, en boy yükseklik ve debi ile hallolabilseydi. Ben size hemen ÅŸimdiden diyeyim. Karadenizin su rejimini deÄŸiÅŸtirirseniz size hesap sorarlar daha da dos doÄŸrusu yaptırmazlar. Hani neden boÄŸaza köprü yaparken 64 metre yapmak zorunda kalıyoruz, 50 yapsak neden olmuyorun cevabı gibi. İşte aÅŸağıda Marmara\”™nın su ve tuz bütçesi, öyle ÅŸappadanak ortaya çıkan bir ÅŸey deÄŸil, kaç kiÅŸinin alın teri var ve bu sistemi sürdüren yegane güç Karadenize giren ama sadece BoÄŸazdan çıktığı hesap edilen tatlı su. O da %95 Tuna suyu, yani Tuna\’nın debisi bizim için hayati öneme sahip. Siz durduk yerde Karadeniz havuzuna giren tatlı suyun debisini arttırmadan havuzu tek muslukla boÅŸaltmak yerine bir musluk daha takarsanız sistem alt üst olur.

Aslında bunu anlamak için ne bilim adamı olmak gerek ne de alim, basit havuz problemi hani ÅŸu ilk okul çocuklarına çözdürülen cinsten.