Kendinize Ölçü Koyun, Senaryoya Av Olmayın!

Geçen gün haber vardı; çok seyredilen, çok para getiren ve halkı TV başına ağzı açık bağlayan dizilerden birinin senaryosunun yazarı anlatıyordu: Oyunculardan biri çok uçtu diyelim. Tarifesini yükseltti, yüksek para istiyor. Hemen senaryoya bir yeni sahne yazarız; oyuncu feci bir kaza geçirir, ölüverir.

Rejisörün kararına kalmış.

Söyler senaryo yazarına.

Öldürürler gül gibi kızı.

Bitirirler turp gibi oğlanı.

Bu yüzden bekleyin, oyun henüz tamamlanmadı. Birinci adam, yani rejisör, neye karar verdi, biz henüz bilmiyoruz. Hasdal’daki askeri Hapishane’ye “iktidarı devirecek darbeci örgüt üyesi şüphelisi olarak girmiş Albay Dursun Çiçek” bir gün bir bakarsınız ki dışarıya “demokrasiye bağlı bir kahraman asker olarak” çıkar. Birinci adam eğer uygun görmüşse; bugün gazetelerde, TV’lerde, orada, burada generallere; “Bunlar da emekli olunca konuşuyorlar… İyi ki bunlarla savaşa girmemişiz…” diyerek ağız dolusu ağır vuruşlar yapanlar, yarın ordu amigosu kesiliverirler.

Senaryo nasıl bağlanacak?

Henüz bilmiyoruz.

Ağlamakla gülmek arası!

Tam kara mizah oldu!

20 gün önce sözüm ona altında Albay Dursun Çiçek imzası olduğu söylenen; “AKP ve Fethullah Gülen’i bitirme belgesi” 20 gün sonra bugün, “AKP ile Fethullah Gülen’in TSK’yı bitirme belgesine” dönüştü. Genelkurmay Başkanı, arkasına 35 generali, yanına 5 kuvvet komutanını alıp, Türk milletine ve bütün dünyaya; bu belge değil bir kağıt parçasıdır, ordu içinde hazırlanmamıştır, fotokopinin aslı da bulunamamıştır dedikten 3 gün sonra Albay Dursun Çiçek, “örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla hapishaneye konuldu.

Soruşturma: Belge yazmaktan.

Hapse giriş: Örgüt üyesi olmaktan.

Şimdi kime ne anlatacaksın?

Senaryoyu yazan; Dursun Albay’ı hapishaneye götüren otomobilin içinde gösteren fotoğraf karelerini, “Genelkurmay’ın içinden Ergenekon’cu çıkıyor” dedirtmek için koymuş, amacına ulaşmıştır.

Yazılan sahneye bak!

AKP’yi ve Gülen’i bitirecekti.

Kendisi bitmiş.

Şimdi herkes birbirine haklı olarak; “Acaba Dursun Albay nedir? Bir köstebek midir?

Köstebek ise kimin köstebeğidir?” diye sorma lüzumunu da hisseder. Zaten oyunun senaryo yazarı nerededir; Ankara’da mı, Washington’da mı bilinmez, sürekli bu tür kara mizah sahnelerini bizlere sunmayı seviyor.

Yeni bir sahne yazdı.

Hemen çektiler.

Halka izlettiler.

Emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün komşusunun evi basılıyor, bitişik villanın bekçi evinde suikast silahı uzo bulundu deniyor.

Kim bu komşu?

Suikast silahı ile ne işi olabilir? Baskın 10 gün önce yapılıyor fakat basına haber tam da örgüt üyesi Dursun Albay’ın hapse götürüldüğü gecenin sabahında sızdırılıyor ve “bakın demokrat özelliğiyle bilinen eski Genelkurmay Başkanı’na da suikast yapılacaktı” havası pompalanıyor. Birinci adamda ve senaryoyu yazanda oyun çok. Birinci adamı bilmiyorsak ve rejisörü tanımıyorsak oyunun nasıl biteceğini kestiremeyiz. Ben şahsen; “ordu niçin yıpratılıyor” anlamak için kendime bir ölçü koydum.

Beğenirseniz ödünç alın.

İşte benim ölçüm:

Bizim ordumuz da demokratik bir ülkede olması gereken yerde olmalıdır. Harcamaları, hesapları seçilmişlerce denetlenmedir. Pahalı Awacs uçakları alınıyorsa nedeni sorulmalı, sorgulanmalıdır fakat aynı zamanda, bizim ordumuz ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü koruyacak, laik yaşam tarzını İslam adına değiştirmek isteyenlerin de önünde duracak güçte, kudrette, itibarda, halkın güvendiği kurum olmalıdır.

Kendinize ölçü koyun.

Orduyu yemek istiyorlar.

Senaryoya av olmayın.

Leave a Comment