Yeni Döngülerin Eşiğindeyiz

Farklılıkların ön plana çıkacağı, materyalist bilincimizin bile bazı şeyleri fark edeceği bir döneme giriyoruz.

Astrolojik döngülerin ışığı altında gördüğümüz kadarıyla; Kasım, Aralık ve takip eden bir kaç ay içinde, doğa ana ve evren içindeki güçler, daha önce de olduğu gibi, kendilerini yoğun bir şekilde hissettirecekler.

21 Kasım’a kadar Venüs retrosu döngüsü yaşayacağız. Bunun ardından, Mars’ın Yay burcunda ilerlemeye başlaması, Venüs’ün ileri harekete geçmesi ve Aralık sonunda meydana gelecek Ay tutulması, önümüzdeki dönemlerin hiç de kolay geçmeyeceğini gösteriyor.

Bu köşeyi takip edenler bilir ki; yaz aylarında beklenenin üzerinde aşırı sıcakların geleceğini tahmin etmiştik. Bu sırada, genel meteorolojik söylemler, sıcaklığın, mevsim normallerinde olacağı yönündeydi. Ancak ne olduğunu gördük; havalar, aşırı ısınarak dünyanın bazı bölgelerinde, Rusya’daki gibi feci yangılara, belli bölgelerde de çok ciddi yağışlara sebebiyet verdi. Mundalin denilen dünya astrolojisinin genel kabul edilmiş teknikleriyle bunları öngörebildik ve sizlere, köşemizde daha önceden bildirdik.

Tabiat olayları – biz şehir insanları ne kadar farkında olmasak da – sürekli birbirleriyle bağlantılı ve tekrar eden dönemler şeklinde gelişmektedir. Tabiattaki bağları yalnızca mevsim döngüleriyle algılamaya çalışan, gökyüzünün farkında olmayan modern şehir insanı, bunların farkında değildir. Yeni ay, dolunay gibi döngüler, Güneş tutulmaları, Ay tutulmaları, Merkür retroları, Medcezir olayları gibi kavramlar ne yazık ki şu anki kültürümüzün öncelikleri içinde sadece belli grupların ilgilendiği konular olarak görülüp, neredeyse fantastik birer hikaye gibi algılanmaktadır.

Kasım’ın başındaki şu günlerde, yükselmiş olan sıcaklıklara, yani “pastırma yazına” asla güvenmeyin. Kış, kuzey yarım kürede her zamankinden soğuk geçecek ve daha karışık bir mevsim döngüsü yaşayacağız. Etkisini Kasım’ın 3. haftasından itibaren daha baskın niteliklerle gösterecek olan kış döngüleri, çok ciddi yağış, soğuk ve tabiat olaylarından kaynaklanan problemlerle karşımıza çıkacaktır.

Zor bir kış olacak. 21 Aralık’ta Guatemala üzerinde meydan gelecek Ay tutulması ile birlikte 4 Ocak 2011’deki Güneş tutulması, hava sıcaklıklarındaki düşüşü artırırken, dünya üzerinde, artık vakti gelen, dünyanın kendisi için de ciddi felaketler yaratabilecek döngülere sebebiyet verecektir.

Diyorum ya, zor bir yıla giriyoruz… Aslında hangisi kolay ki? Kasımın 2. haftasından itibaren Batı Avrupa bölgesindeki tabiat olaylarında artış ve yanardağlarda hareketlenme, kendini daha çok gösterirken, Güney yarımkürede yağışlar ve sosyal karışıklıklar devam edecektir.

Peki bunlar olurken insan ırkı, en azından biz Türk toplumu, siyasi anlamda ve ülke geleceği açısından neler yaşayacağız? Garip bir şekilde Türk siyasetinde önümüzdeki dönemde belli sosyal gruplar arasında barışçı görüşmeler olsa da, bir kısım güç sahibi çevreler içimizdeki bu barışçı süreci bozmak isteyen davranışlara girebilirler.

Venüs’ün retro olduğu dönemlerde, trafikte daha çok hata yapıldığı görülmektedir. Ayın 15’inden (Türkiye’de Bayrama denk gelmektedir) 22’sine kadar olan dönemde lütfen trafikte dikkatli olmaya çalışın.

Ayın gezegen hareketlerine gelince; Jüpiter ve Güneş’in 16 Kasım’dan itibaren olumlu bir harekete başlaması ile birlikte, bireyler arasındaki sosyal iletişim artacaktır. 19 Kasım günü oluşacak olan Uranüs-Güneş hareketlerinin sürprizler getireceği ise unutulmamalıdır.

Venüs’ün ileri hareketiyle beraber, iktidar partisi gücünü artırmaya devam edecektir. Ekonomik anlamda güçlendiğimiz, sosyal anlamda karışıklıklarımızın devam ettiği, doğa olayları açısından ise önemli gelişmelerin yaşanacağı bir döneme giriyoruz. Yanardağ hareketleri, yakın sınırlarımız içinde depremler ve aşırı yağmurlar, yıl sonuna kadar kendilerini göstermeye devam edeceklerdir.

Aralık ayında görüşmek üzere…

Leave a Comment