Füzeyle Kalkan Zararla Oturur

Bize kalkan döşeyeceklerdi.
Yumruğumuzu masaya vurduk…
Bize kalkan döşüyorlar.

“İstediğimizi aldık” dedikleri, bu!

İzmir’den bas marşa, Bornova’dan Ankara asfaltına vur, Kemalpaşa’ya varmadan, sağda tabela göreceksin, Kavaklıdere Köyü, dal ordan, köyün içinden geç, devam et, ormana girer girmez, “dur hemşerim” diyecekler sana, bariyer var, askeri bölge, forbidden zone, girilmez, her yer kamera… Yemyeşildir aslında, şırıl şırıl dereler filan, pek beğendin diyelim, fotoğraf çekmeye kalk, drannn diye vururlar! NATO’nun “Savaş Karargâhı”dır orası çünkü.

Şubat 1952’de NATO’ya girdik, sadece 7 ay sonra, NATO buraya girdi.

Orman içinde vadi, çitlerle çevrili, tel boyu bizim askerler nöbet bekliyor, uçaktan baktığında bile üç-beş bina görürsün, hepsi o… E karargâh nerede? Dağın altında… Dağın altını oydular, içi şehir gibi, nükleer saldırıya dayanıklı, birkaç yıl yetecek kadar yiyecek stoku var, spor salonları, atış poligonları var; dağın içinde otomobille dolaşabiliyorsun, galerileri o kadar geniş, asansörler ve kapılar sensörlü, kimlik kartın yoksa geçebilmen imkânsız, gazeteci olarak izin aldığında bile bazı bölmelere girebiliyorsun, fotoğraf-video yasak, anca anlatılanı dinlersin, komuta merkezi ekran denizi, uzay filmlerindeki gibi, gökyüzünü tarayan radarları boşver, İzmir limanının derinliklerini, akıntılarını gösteren zemin haritası bile var.

Ve, füze deposu.

1962’de, Küba krizi çıktığında, Amerikalılar nükleer başlıklı Jüpiter füzelerini yerleştirmişti buraya… Fotoğrafları var. O dönemde burada görev yapan Amerikalı subaylar hatıra pozu vermiş, kişisel internet sayfalarına koydular, oradan haberimiz oldu… Türk halkının ruhu bile duymamıştı ama, İzmir’e yerleştirilen nükleer füzelerin üzerinde Türk bayrağı var!

Peki sonra? “Kriz bitti, merak etmeyin, hepsini söküp götürdük” dediler…
Yersen artık.

Büyük ihtimalle, bana göre yüzde yüz, kalkan denilen dalga motorun merkezi burası olacak.

“Ne malum?” derseniz… İzmir’deki Amerikan konsolosluğu kapatıldı, İzmir’deki Amerikan üssü kapatıldı ama, iki senedir, ha bire Amerikalı subay taşınıyor İzmir’e… İzmir’de görev yapan Amerikalılar, er olurdu, astsubay olurdu, askeri polis olurdu, bunların hepsi subay…

Sizce niye?

İş öyle hale geldi ki, Şirinyer’deki NATO lojmanlarına sığmıyorlar artık… 2 bin 200 dolar kira yardımı alıyorlar. Bornova ve Urla’da, kapalı garajlı, site villaları kiralıyorlar… Seferihisar’da üs kurulacağı yolunda şehir efsanesi var. Ancak, böyle bir emare yok. Henüz kazma bile vurulmadı oralara… Kavaklıdere Köyü’nün trafiği ise, vızır vızır.

Demem o ki, istediğimizi aldık filan, hikâyedir… Goygoycu manşetlerle uyutuluyor Türk halkı, fikrini soran eden yok… Bugünün işi değil çünkü bu, neredeyse iki senedir yürüyor proje.

Bir de matrak boyutu var tabii… ABD Ankara Büyükelçiliği nerede?
Kavaklıdere’de!

Alışkanlık olsa gerek… Devamlı Kavaklıdere’den döşüyor mübarek.

Leave a Comment