ABD\’den yayılan kriz dalgası kısa sürede tüm Dünya\’yı etkiledi. Tüm ülkeler krize karşı çareler aramaya baÅŸladılar. Ülke liderleri krizden çıkış için birlik olma çaÄŸrıları yapar oldular. Ne krizmiÅŸ ki birbirine düÅŸman ülkeler bile birden dost oluverdiler. Kriz ülke ayırt etmedi.
Serbest piyasa ekonomisinin güvenilirliÄŸi de tartışmaya açıldı. Batan bankalar, ÅŸirketler devlet tarafından satın alınarak kurtarıldı. ÖzelleÅŸtirme mi? DevletleÅŸtirme mi? Tartışmaları baÅŸladı. Ben,batan bankaların veya batan ÅŸirketlerin kurtarılmalarına karşıyım. Batan bankaların veya ÅŸirketlerin zararları vatandaÅŸların ödediÄŸi vergilerle kurtarılmamalı. Zaten \”küresel kriz\” denen üçkağıt ekonomisinin bir sonucudur.
Üçkağıt ekonomisi ne demektir? Üçkağıt ekonomisi denetimsiz veya kısmi denetimli serbest piyasa ekonomisidir. Aslında Dünya üzerindeki en iyi model serbest piyasa modelidir. Ancak bu piyasa devlet tarafından güzel bir ÅŸekilde denetlenmelidir.
Üçkağıt ekonomisinin diÄŸer bir anlamı da \”üretime dayalı olmayan\” dır. Batı, bir süredir bonoyla, tahville, faizle, borsayla oturduÄŸu yerden para kazanma yoluna gitmiÅŸti. Yani karşılığı olmayan bir deÄŸer üretmiÅŸti. Para\’nın karşılığında ne üretilen bir ÅŸey ne de emek vardı. Karşılığı olmayan bu sistem çöktü.
Üçkağıt ekonomilerinde paranın kaynağı sorulmaz. Yeter ki kendisi olsun. Bizim ülkemizde böyle bir ülke. Para gelsin de nereden gelirse gelsin. Yeter ki para gelsin. Dünya dibe vurdu. Ülke olarak bizde artık kendimizi kandırmaktan vazgeçip acı reçeteyi önümüze koymalıyız. Åžimdi tam zamanıdır. Gerekçe bol miktarda var. Devletimiz, hükümetimiz bu üçkağıt ekonomisinden vazgeçip borcumuzu vatandaşın önüne koysun. VatandaÅŸta kafayı yemesin bu bir türlü düzelmeyen ekonomi yüzünden.
Nereden buldun diye soracaksın. Denetleme mekanizmalarını çalıştıracaksın. Türkiye Cumhuriyeti devletinde \”DENETLEME\” diye bir ÅŸey yok. Sihirli kelimemiz bu \”denetleme\”.
\”Borç yiÄŸidin kamçısıdır\” demekle olmaz bu iÅŸ. \”Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür\” demekle olur. Ekonomik olarak herkes kendi kendine yetebilmeli. Her yıl milyarlarca dolar faiz vermemeli dışarıya bu ülke insanları. Gerekirse yatırımları durdur, çalışanların, memurların maaşını yarıya indir. Kdv\’leri, ötv\’leri indir. Türk milleti artık üçkağıtçı, milletini sömüren, güven vermeyen bir devlet istemiyor. Millet, devlete vergi ödüyor, ödediÄŸi vergilerin nerelere gittiÄŸini bilmiyor. Åžeffaf olacaksın. Kim ödüyor bu devletin borcunu? Millet ödüyor. O zaman milletin vergilerini nereye harcıyorsan, bunu söyleyeceksin.
Her ÅŸeyi bırakın bir kenara. Devlet artık milletin başını bankalara, özel ÅŸirketlere tutmayı bıraksın. Yasal düzenlemeler yapılabilir bu konuda. Devlet ne için vardır. Milletinin refahı ve huzuru için. Amaç budur. Ben borcumu bilmek istiyorum. Ne zamana kadar ne kadar borç ödeyeceÄŸim bilmek istiyorum. Ben borcumu en kısa sürede ödemek istiyorum. Ben borç içinde sefil bir hayat sürmek istemiyorum.
Düzeltmek için 3 yıl mı, 5 yıl mı? Ne kadar sürer bana söyle. Sayın baÅŸbakanım, tablo ne kadar acı olursa olsun. Gizli saklı bir ÅŸeyleri düzeltmeye çalışmayın. Her ÅŸey her geçen gün kötüye gidiyor ve siz çözümden hızla uzaklaşıyorsunuz. Üçkağıt ekonomisiyle bu milletin 20-30 yılını heba etmeyin. Üçkağıt ekonomileri her zaman çökmeye mahkumdur. Denetleyin, dürüst olun, ÅŸeffaf olun.