Murat KARAYALÇIN’a Soruyorum!

Birazdan okuyacaklarınız “bağımsız medya herkese lazım” tezinin bir örneği!

AKP’li “düşünceye” göre, benim de içinde bulunduğum medya grubu “CHP’yi destekliyor” ama ne hikmetse; CHP’li SEVİGEN dosyası dahil “en önemli detaylar” burada gündeme geliyor…

Biraz sonra okuyacaklarınız da “bana göre çok ilginç” ve sorgulanması gereken detaylar.

Neler mi? Arz edeyim…

Türkiye 1990’ların başından 1994 başına kadar “Hazar petrolleri“nin topraklarından dünya pazarlarına açılması ve “petrolün boğazlardan” geçmeden “Bakü-Ceyhan” üstünden akması için büyük bir mücadele verdi… Bu savaşın kahramanları; Bakü’de Büyükelçilik Müsteşarı Mehmet Ali BAYAR, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Yaşar YAKIŞ, Dışişleri Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Tevfik OKYAYÜZ, Büyükelçi Deniz BÖLÜKBAŞI, Botaş Genel Müdürü Mete GÖKNEL, Büyükelçi Altan KARAMANOĞLU, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Özdem SANBERK ve daha ismini yazmaya yerim olmadığı için devam edemediğim birçok isimdi… Peki bu isimlerin KARAYALÇIN ile ne alakası var?

Bu isimler, 1990 sonrasında “Hem Azerbaycan içinde hem de BP, AMOCO, PENZOIL” gibi petrol kartellerine karşı, “Türkiye’nin menfaatleri” için inanılmaz bir mücadele yaptılar ve 1993’e gelindiğinde “çok ciddi bir tecrübe edinmişlerdi“… Türkiye’nin tezleri çalışıyor, masada tartışılıyor ve çoğunlukla “haklı” bulunuyordu!

1993 Haziran ayında ne olduysa oldu ve göreve başlayan “Çiller Hükümeti” ile bazı şeyler değişmeye başladı. Sonrasında Murat KARAYALÇIN devreye girdi ve bildiğiniz gibi Dışişleri Bakanı Hikmet ÇETİN’den görevi devraldı.

Peki ne yaptı KARAYALÇIN? Türkiye’nin “menfaatleri uğruna aslanlar gibi savaşan bu kadroları” öyle bir dağıttı ki; Türkiye’nin tezine karşı olan İngiliz petrol şirketlerinin “başkanı” Dışişleri Bakanı olsaydı, inanın aynı cesareti gösteremezdi!

Mehmet Ali BAYAR “Bakü’den gönderildi“. Hem de oldukça uzağa Amerika’ya! Yaşar YAKIŞ Kahire’ye elçi olarak atandı! Tevfik OKYAYÜZ ve Deniz BÖLÜKBAŞI’nın da “yeni görevlendirmeler” ile bu işle ilişkisi kesildi!! Daha da ilginç detay; yine aynı Hükümet’te Çiller’den sonra “en etkili isim olan KARAYALÇIN’ın isteği ile“, İngilizler’in “istemediği adam” Mete GÖKNEL BOTAŞ Genel Müdürlüğü görevinden alındı!

Şaka yapmıyorum! İngiliz petrol şirketlerinin “diş geçiremediği” için “istemedikleri” bütün kadrolar, daha değişik bir ifadeyle; “mili menfaatleri koruyanlar” tek kelimeyle “biçildi“!!

Şimdi Murat KARAYALÇIN’a soruyorum; bunu neden yaptınız! Bunu açıklamazsanız sadece küçük bir bölümünü yazdığım bu operasyonun altında kalırsınız!

Sonuç: Melih GÖKÇEK’e “bir DNA büyüklüğünde” bile sempatim yok! Ve o tarzda birine asla olamaz! Fakat bu “sempatisizlik hatta sakıncalı bulma” ; Melih GÖKÇEK hakkında nasıl bildiğim-inandığım gerçekleri yazıyorsam, “rakipleri hakkında da yazmamı” engellemez! İşte “bağımsız-biat etmeyen medya anlayışı budur” ve inanın bir gün herkese “lazım” olur!!

Leave a Comment