BaÅŸbakan Beni Hedef Gösteriyor

\"BAÅžBAKANBekir CoÅŸkun\”¦ Türkiye yazarlar vitrininde bir marka\”¦

Sevenleri ile sevmeyeni neredeyse baÅŸa baÅŸ geliyor\”¦

Cumhuriyet Gazetesi\’ndeki huzur veren sade odasında dört saate yakın süren sohbetimizde, tek bir an bile samimiyetinden ÅŸüpheye düÅŸmedim. Yuvarlak cevaplar deÄŸil, yürekten cevaplar verdi sorularıma.

Son zamanlarda BaÅŸbakan\’ın konuÅŸmalarında \”˜göbeÄŸini kaşıyan adam\’ lafını sıkça kullanması canını sıkmış olmalı ki, \”böyle devam ederse BaÅŸbakan\’ı mahkemeye vereceÄŸini\’\’ söylemiÅŸti.

-Sizin kadar sevgi dolu, eleÅŸtirilere açık, sakin bir adam, ne oldu, nasıl tepkiler aldınız ki, iÅŸi mahkemeye götüreceÄŸinizin sinyallerini bile verdiniz?

\”Benim \”˜göbeÄŸini kaşıyan adam\’ derken kimi kastettiÄŸimi benim okuyucularım, az çok gazete okuyan, idrak yeteneÄŸi olan herkes biliyor zaten. Neredeyse son zamanlarda her kürsüye çıkışında söylemeye baÅŸladı BaÅŸbakan. Niye söylüyor sık sık, çünkü o kesime \”˜bakın sizi aÅŸağılıyor bunlar\’ diyerek bir türlü oy hesabı yapıyor aslında.

BAÅžBAKAN BENİ HEDEF GÖSTERİYOR

BaÅŸbakan \”˜darbe yapacaklar, statüko beni yok etmek istiyor\’ diye geçen seçimlerde rol oynadı. Åžimdi de \”˜bakın size göbeÄŸini kaşıyan adam deyip hakaret ediyorlar\’ diyerek duygusal yandaÅŸ arıyor kendine. Ayıp ediyor BaÅŸbakan beni hedef gösteriyor.\”

Telefonları susmuyormuÅŸ, ana avrat sövenler, hakaret dolu mektuplar geliyormuÅŸ.

\”Alışıyor insan bir süre sonra bu duruma, hatta görmezden geliyorum çoÄŸu zaman, ama sonuçta açıkça hedef gösteriyor beni\”¦ Öldürülen birçok gazeteci meslektaşım, zamanında bu tür hedef gösterildikleri için öldürüldüler, durduk yerde öldürülmedi hiçbiri.\”

\”O dinci, göbeÄŸini kaşıyan adam, yani ÅŸeriatçı, tarikatçı kesim gazete okumaz; neyin ne olduÄŸunu bilmez. Nereden öÄŸreniyor kime küfür edeceÄŸini, kimi öldüreceÄŸini? Bakıyor, BaÅŸbakan ne dediyse, onun gösterdiÄŸi kiÅŸiyi hedef alıyor, öldürüyor\” diyen CoÅŸkun, sivil hayatta yaÅŸadığı bir takım sıkıntıları ÅŸöyle dile getiriyor:

\”Mesela, kiÅŸisel ya da evimin bir iÅŸi ile ilgili belediyeye ya da baÅŸka bir kamu dairesine gittiÄŸimde, oradaki memur benim adımı görünce \”˜bu adam bu iÅŸi burada zor yaptırır, bu evrakı, bu raporu biraz zor alır\’ gibi sözler söylüyor, bu tip sıkıntılar oluyor. Mesela teknem için \”˜bu adam teknesini bizim limandan alsın götürsün\’ diyenler oldu.\”

GÖBEĞİNİ KAÅžIYAN ADAM DEĞİŞTİREMEZ Mİ

-Hiç umut yok mu, sizce bu göbeÄŸini kaşıyan adam ülkenin geleceÄŸini olumlu açıdan deÄŸiÅŸtiremez mi?

\”DeÄŸiÅŸtirmez. GöbeÄŸini kaşıyan adam ÅŸu an seçim geliyor diye çok sevinçli, resmen bayram ediyor\”¦ Geçen sefer üçlü koltuk, buzdolabı, çamaşır makinesi gelmiÅŸti; bu defa inÅŸallah halı, televizyon, bilgisayar gelir diye bekliyor. Böyle ikiyüzlü, sahtekâr bir adam, bu göbeÄŸini kaşıyan adam.

Vergi vermeyen, bulduÄŸu hazine arazisini parselleyip satan, ev yapan… Kömür, nohut, erzak yolu gözleyen, inanılmaz bir adam. Dünyanın her yerinde var ama, özellikle geri kalmış ülkelerde göbeÄŸini kaşıyan adam, bulundukları toplumun geliÅŸmesini, düzelmesini engelleyen kesimdir.

Mısır halkı bile bir yerden sonra canına tak etti ve harekete geçti.\”

MISIR\’DA YAÅžANANLAR

-Ne düÅŸünüyorsunuz Mısır\’da yaÅŸananlar hakkında?

\”Herkes Mısır\’ı konuÅŸuyor ama ben Türkiye\’nin durumunun Mısır\’dan daha kötü olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Türkiye\’nin kurtuluÅŸu Mısır\’dan çok daha zordur. Çünkü Mısır\’daki yönetim, demokrasiden bir zırnık nasip almamış, ucube bir yönetim ama Türkiye\’de tam demokrasiye oynayan bir ikiyüzlülük var. Bizimkiler \’demokrasi var\’ diyerek dünyayı dahi kandırmış durumdalar ama olmadığı gayet açıkça ortada. Mısırlılar kurtulabilir bu sıkıntıdan ama, böyle giderse Türkler kurtulamaz.\”

-Önümüzdeki Haziran\’da yapılacak seçimlerin sonuçlarıyla ilgili bir tahmininiz var mı?

\”AKP tek başına iktidar olamayacak, söyledikleri gibi yüzde 58, yok yüzde 60 oy falan alamazlar, zor biraz. Sokakta insanlara bakın, AKP\’yi geçen seçimlerde destekleyen iyi niyetli insanlar bile artık inanılmaz küfür boyutunda sözlerle hayal kırıklıklarını dillendirmeye baÅŸladılar.

Kahvelere gidin bakın, birçok kahvede Tayyip ErdoÄŸan konuÅŸurken televizyonu kapamaya baÅŸlamışlar. Toplum olup bitenden etkilenmiyor zannediyorlar ama etkilenmez olur mu hiç.\”

CUMHURİYET\’TE MUTLU MU

-Cumhuriyet\’te keyfiniz yerinde mi? Mutlu musunuz yeni gazetenizde?

\”Hem de çok mutluyum, meslek hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum. Son derece itibarlı bir yerdeyim. Artık her yerde \”˜horoz\’ gibi yürümeye baÅŸladım.

İnsanlar Cumhuriyet Gazetesi\’ni okusun ya da okumasın, Cumhuriyet Gazetesi\’ne karşı bir güvenleri var. Önemli bir kurum olduÄŸunu ve hep var olması gerektiÄŸine inanıyorlar. Ayrıca burada çok özel, iyi, olumlu bir ekip var. Tek sorun tirajımızın biraz düÅŸük olması, ama bunu da kırmaya çalışıyoruz.

Biliyorsunuz Cumhuriyet reklam veremiyor, promosyon dağıtmıyor. İtibarı, saygınlığı var ama parası yok Cumhuriyet\’in. Bu nedenle fiyatını indiremiyor çünkü, arkasında bir müteahhit patron yok, bir grup yok, ÅŸeyh yok, tarikat yok. Hırsız, uÄŸursuz, dolandırıcı bir patron yok; bütün gücü ve geliri okuyucunun verdiÄŸi 1 lira. O 1 lira ile ayakta duruyor.

Okuyucu bugün için belki ekonomik nedenlerden dolayı biraz sıkıntı çekiyor Cumhuriyet alırken. Özellikle öÄŸrenciler için 1 lira fazla olabilir ama, bu bir hesap meselesi. DiÄŸer gazeteler 1 lira deÄŸil, daha ucuz ama Cumhuriyet her gün bir küçük kitap sunuyor okuruna.

Bakın benim bir iddiam var, hep söylüyorum: Bir ay boyunca her gün Cumhuriyet alın, okuyun. Bir ay sonra inanın, daha önceki birçok düÅŸüncenizi terk edeceksiniz ve birçok konuda çok daha geniÅŸ ve doÄŸru bilgilere sahip olacaksınız. Sadece bir ay düzenli okuyun ve test edin bu söylediÄŸimi. Göreceksiniz, konuÅŸurken söyleyecek daha çok sözünüz olacak, tartışırken her konuda daha çok fikir beyan edebileceksiniz.\”

Birkaç okuru denemiÅŸ, bir ay düzenli okumuÅŸlar Cumhuriyet Gazetesi\’ni ve aramışlar Bekir CoÅŸkun\’u, teÅŸekkür etmiÅŸler. \”˜SöylediÄŸiniz gibi çok deÄŸiÅŸti bakış açımız, fikren zenginleÅŸtik\’ demiÅŸler. Bekir Bey çok memnun olmuÅŸ haklı çıkmasına.

YENİ GAZETE ÇIKIYOR MU

\”Yeni bir gazete daha çıkaracaktı Cumhuriyet… Ne oldu, ne zaman çıkacak, vazgeçildiÄŸine dair duyumlar aldım doÄŸru mu\” diye sordum.

Usta kalem soruma ÅŸöyle yanıt verdi: \”Neden yeni bir gazete çıkarma kararı verdiklerini bilmediÄŸim gibi, niye vazgeçmiÅŸ olduklarını da bilmiyorum. Bir sürü yeni proje yapmak istiyor Cumhuriyet yönetimi, ama dediÄŸim gibi tüm bunlar para ile olacak iÅŸler, para yoksa sermaye yoksa zordur\”

– Kısa süre önce bir panelde, Cumhuriyet Gazetesi\’nin internet sitesi hakkında yapıcı bir eleÅŸtiriniz ve tavsiyeniz olmuÅŸtu. Yönetimde karşılık buldu mu tavsiyeniz?

\”Baksanıza diÄŸer gazeteler de paralı yapmaya baÅŸladı internet sitelerini. Sabah Gazetesi paralı internete geçti. Daha birçok gazete, satışları düÅŸtüÄŸü için internet sitesini kapamayı ya da paralı sunmayı düÅŸünüyor son zamanlarda. Ben yazar olarak isterdim ki, gazetelerin hepsi 5 kuruÅŸ olsun, internet açık olsun, herkes istediÄŸini okusun. Ama ne yazık ki, gazeteler para kazanarak yaÅŸamak zorundalar.

Cumhuriyet\’in bu durumda kara geçmesi zor, ancak kendini döndürüyor Cumhuriyet. Sermaye kesimi Cumhuriyet\’e reklam vermiyor. Bırakın onu, tüm kamu kuruluÅŸlarında Cumhuriyet yasaklandı.

Ben geçenlerde Kültür Bakanı\’nı, ErtuÄŸrul Günay\’ı aradım. Cumhuriyet Gazetesi yönetiminin haberi olmadan ÅŸahsım adına, bir yazar olarak aradım. Sordum Bakan Bey\’e \’neden kütüphanelere Cumhuriyet\’in giriÅŸini yasakladınız? Rica ediyorum eski bir dost, bir yazar olarak, bırakın lütfen Cumhuriyet de diÄŸer gazetelerle beraber kütüphanelere girsin\’ dedim.

Bakın THY almıyor, deniz yolları, tren yolları almıyor Cumhuriyet. MüÅŸterilerin önüne kendi tarikat gazetelerini götürüp koyuyorlar, ama Cumhuriyet\’i asla sokmuyorlar kurumlarına. Bir sürü yere sokmuyorlar Cumhuriyet\’i. İktidarın etkisinde olan kurumlara da sokmuyorlar, orada çalışanlar okuyamıyor Cumhuriyet Gazetesi\’ni.\”

HALA CEVAP YOK

Bu telefon görüÅŸmesi 10 gün önce yapılmış. Kültür Bakanı ErtuÄŸrul Günay telefonda \”tamam, konuya hemen bakıp size döneceÄŸim\” demesine raÄŸmen, hala arayıp bir açıklamada bulunmamış.

CoÅŸkun, \”Acı bir durum. Bir yazar bir bakanı arayıp, uyguladıkları bir yasaklama ile ilgili \”Niçin? Neden?\” diye bir soru soruyor, ama bakandan net bir cevap alamıyor. Bu çok acı üzücü bir durum. Kültür Bakanı Günay, tarikatların ya da dinci kesimin kültür bakanı mı sadece? Ülkemizde çıkan tüm gazeteler gibi, Cumhuriyet Gazetesi niye okunmasın, niye engellensin ki? Niye insanların tercihine bırakılmıyor?\” diye tekrar soruyor Odatv aracılığı ile. Kültür Bakanı ErtuÄŸrul Günay\’dan hala bir cevap beklediÄŸini, belirtiyor.

-Son zamanlarda gündemi fazlaca meÅŸgul eden Defne Joy Foster olayında, yazdıkları dolayısıyla okurların tepkisini çeken Hıncal Uluç hakkında ne düÅŸünüyorsunuz?

\”Sırf Hıncal Uluç deÄŸil, genel olarak bir ÅŸey söylemek istiyorum. Bunların birer dizüstü bilgisayarları var. Ellerine alıyorlar bu bilgisayarı, o gün nereye koyacaklarını düÅŸünüyorlar, nerede yazacaklarını. Bir bakıyorsunuz, götürüp bir kadının bacaklarının arasına koyup yazıyorlar. Sonra bir bakıyorsunuz, baÅŸka bir gün genç bir insanın masumiyetinin içine götürüp koymuÅŸlar, oradan yazı yazıyorlar.

BaÅŸka bir gün bakıyorsunuz, baÅŸka bir insanın tertemiz dünyasının içine götürmüÅŸ, koymuÅŸ bilgisayarını, oradan yazıyorlar. O ellerindeki bilgisayarları nereye koyup, yazı yazacaklarını bilemiyorlar. İğrenç biçimde hep baÅŸka bir yere koyup koyup yazıyorlar\”¦\”

-Takip ettiğim kadarıyla, siz bu olayla ilgili bir yazı kaleme almadınız. Neden?

\”Ben o konuda yazı yazmayı bile düÅŸünmedim, utanç duydum yazılanlardan dolayı. Bakın bir genç kadın var, üstelik bir anne. Bir delikanlı var, Ahmet Altan\’ın oÄŸlu Kerem. Bir yaralı, acılı eÅŸ var, öte yanda içi kanayan bir anne var. Bu durumda, her açıdan üzgün, bitkin bunca insanın arasında, bunların dizüstü bilgisayarları ellerinde, bir bacak arasına koydular, bir yüreklere koydular, bir cesede, resmen bir ölünün üstüne koydular. Ardından insanların duygularına koydular, koydular ve yazdılar. Yani inanılır gibi deÄŸil.

Bütün Türk medyası o günlerde, Ankara\’da eylem yaparken dövülen iÅŸçileri; hayvanat bahçesinden çalınıp, kesilip, insanlara yedirilen midilli atlarını görmedi, duymadı. O günlerde yanlış tedaviden ölen insanları, AKP\’nin Türk ayrgısına vurduÄŸu en ÅŸiddetli darbeyi, torba yasasıyla hırsızı uÄŸursuzu affediÅŸleri, o günlerde köÅŸelerde yer almadı. Ne yer aldı köÅŸelerde? Bir genç kadın ölmeden önce \”iliÅŸkide oldu mu olmadı mı, içkiden mi öldü, öptü mü öpmedi mi, yattılar mı yatacaklar mıydı\” gibi utanç verici konular konuÅŸuldu yazıldı. Çok az kısmını tenzih ediyorum ama, Türk yazarları açısından yüz karası bir haftaydı o hafta.\”

NELERİ TAKİP EDİYOR

-Merak ediyorum; hangi yazarları okur, hangi internet sitelerini takip eder Bekir Coşkun?

\”Her gün ellinin üzerinde yazara göz atıyorum. Hepsini tabii sonuna kadar okumuyorum ama bakıyorum, ilginç bulduklarımı okuyorum. Bazıları da benim kendi damak tadımdır. Severek, bayılarak okurum, isim saymak istemem ÅŸimdi; arada unuttuklarım olur, kırarım istemeden onları, sonra çok üzülürüm.

Bizim evde gazeteler gelsin gelmesin, ailecek medyanın farklı bir penceresi olduÄŸunu düÅŸündüÄŸümüz Odatv\’ye mutlaka bakarız. Kapı olsaydınız menteÅŸeleriniz çürürdü. Bazen günde 30 kere açıp kapayıp, baktığımız bile oluyor Odatv\’ye.\”

Bu keyif veren sözlerin ardından Yılmaz Özdil\’i sordum.

-Sizi \”˜Türk kahvesi tadında, vazgeçilmez\’ olarak tanımlamıştı, siz nasıl buluyorsunuz Yılmaz Özdil\’i?

\”Biz bir aileyiz aslında, düÅŸünce bazında, kimlik ve idealler açısından bir aileyiz. Åžimdi bir aÄŸabey küçük kardeÅŸini kıskanabilir mi? Onun yükseliÅŸinden mutsuzluk duyar mı? Tiryakisiyim bizim Yılmaz\’ın, bizim Emin ÇölaÅŸan\’ın. Her gün illaki okurum. Hiçbir yazısını okumadığım insanlar da var, mesela Nuray Mert, ömrümde hiç okumadım onu.\”

Bekir CoÅŸkun, Türk medyası üzerine yıllar önce bir iddiada bulunmuÅŸ. O iddiayı ÅŸu an kazandığını anlatan CoÅŸkun, ÅŸimdi yeni bir iddiada daha bulundu:

\”Ben kaç yıl önce dedim ki bizim medya camiasına ve yazılı basınımıza; \’ya adam gibi gazetecilik yapacaksınız ya da bu okur internet dünyasında kendi medyasını yaratır.\’ DediÄŸim oldu, artık gazetelere çok ihtiyacı yok aslında okurun. İnanılmaz iyi köÅŸe yazarları var internette, inanılmaz iyi haberler yapılıyor. Cıvıl cıvıl dinamik, genç bir ekip, ciddi gazetecilik yapıyorlar internette.

İddia ediyorum; bu gün hiçbir gazete çıkmasa, inanın internetteki o gençler, sizler alıp götürürsünüz olayı. Bakın toplum yavaÅŸ yavaÅŸ \”˜büyük Türk basını\’ dediÄŸimiz basını terk edecektir. Göreceksiniz, okur artık bilinçli. Türk Medyası ya toparlanıp, adam gibi gazetecilik yapacak ya da o kâğıttan ibaret gazeteler yok olacak. Onlar da bu tehlikeyi anladılar aslında, açıkgöz ya bunlar, ÅŸimdilerde tüm basılı gazetelerin internet siteleri var artık. Gazetede yaptıkları cingözlüÄŸü ÅŸimdi internette yapıyorlar.\”

VE MUSTAFA BALBAY

\”Ya içeridekiler\” diyorum, Mustafa Balbay ve diÄŸerleri\”¦ Daha cümlemi tamamlamadan, sorumu sormadan, yüzünde acı bir tebessüm beliriyor. \”Çok üzülüyorum\” diyor, çok\”¦ \”Gel gel bak, Mustafa Balbay\’ın odasına sadece üç metre uzakta oturuyorum.\”

Odadan dışarı çıkıyoruz, sadece üç adım sonra Mustafa Balbay\’ın odasının kapısı buz gibi çarpıyor yüzümüze. \”Çok üzülüyorum; bir yazarın oda kapısının hep kapalı olması, ne acı. Okuyuculardan gelen mektupları koli koli biriktiriyorlar odasında. O mektupların aylardır sahibi tarafından açılmıyor olması çok üzücü, çok kötü İsyan ediyorum. Ey hukuk neredesin, diyorum; bu kadar mı uzaktasın ey hukuk\”¦\”

Üç metreydi gittiÄŸimiz mesafe ama, bedenen ve ruhen yorulmuÅŸ, omuzlarımız düÅŸmüÅŸ, elinden oyuncağı alınmış bir çocuk edasıyla döndük odaya. Bir süre sessizlik\”¦ ÇaresizliÄŸin dondurucu sessizliÄŸi ardından, \”ne olacak peki, sizce hukuk neyi bekliyor iÅŸlemek için?\” diye sordum.

\”Seçimi bekliyor, seçimi\”¦ Åžimdi onları serbest bıraksalar, halk anlayacak gerçeÄŸi ve \”˜demek ki bu Ergenekon iÅŸi, kirli küçük bir çete dışında yokmuÅŸ ve bu masum insanları da o ufak, kirli Ergenekon çetesi ile aynı çuvalın içine koymuÅŸlar\’ diyecek. O yüzden seçime kadar serbest bırakmazlar onları. Böyle bir ülke olabilir mi peki? \”Seçime kadar tutalım içeride, yalanımız ortaya çıkmasın\” diyen bir hükümet olabilir mi? Oluyor iÅŸte, Türkiye\’deki demokrasi bu kadar iÅŸliyor\”¦\’\’ diyen Bekir CoÅŸkun, Odatv okurları için özel olarak iletmemi rica ettiÄŸi mesajıyla bitiriyor konuÅŸmasını:

\”Odatv okurlarının gerçekten çok duyarlı bir kesim olduÄŸuna eminim. Hatta onları tanıyor gibiyim, kimliklerini, duygularını, yapılarını biliyorum. Nasıl evlerde yaÅŸadıklarını, nasıl bir kültüre ve sosyal yapıya sahip olduklarını gözümde canlandırabiliyorum. Onların umut dolu, aydınlık yüzlerini görebiliyorum… Türkiye\’nin son gerçek sahipleri onlar.

Türkiye\’ye sahip çıkacak kesim onlar ve bu son dönemeç artık. Sadece dört ay kaldı seçime ve sizlere çok büyük görev düÅŸüyor. Bu seçimi de Cumhuriyet ve demokrasi karşıtları kazanırsa, çok pahalıya patlayan, altından kalkılması çok güç bir durum olur ülkemizde. O nedenle Odatv okurlarından, bu dönemde ellerinden geldiÄŸi kadar \”˜neden Türkiye\’nin laik, demokratik, çaÄŸdaÅŸ uygarlığı seçmesi ve bunun için çırpınması gerektiÄŸini\’ çevrelerindeki bütün insanlara bıkmadan, usanmadan, sakince anlatmalarını rica ediyorum. Bu sorumluluk aslında seçimlere kadar aklıselim, ülkesini seven her kiÅŸinin asli görevidir.\”

Leave a Comment

Scroll to Top