CİNER Grubu dün Beypazarı\’nda Türkiye\’nin son yıllarda yapılmış en büyük özel sektör yatırımlarından birinin açılışını yaptı.
Aynen medyada olduÄŸu gibi, grup diÄŸer iÅŸ alanlarında da kriz falan demeden devam ediyor. Ciner Grubu medya yatırımlarıyla son 1,5 yıl içinde yaklaşık 1600 kiÅŸilik istihdam yarattı. Beypazarı\’ndaki trona madeni ve soda külü tesisi de doÄŸrudan 300, dolaylı olarak 3000 kiÅŸiye iÅŸ imkânı saÄŸlıyor. Haftaya da Silopi\’de devletten alım garantisi talep edilmeden Ciner Grubu tarafından yapılan bir termik santral devreye girecek. Orada da dolaylı, doÄŸrudan binlerce kiÅŸiye iÅŸ kapısı açılıyor. Türkiye\’nin ve dünyanın kriz diye aÄŸladığı dönemde devreye giren 3 büyük yatırım. Ama asıl anlatacağım bunlar deÄŸil. Size dün açılan trona madeni ve soda külü tesislerinin öyküsünü anlatmak istiyorum. Türkiye açısından ibretlik bir öykü olduÄŸu için.
MTA uzun yıllar önce Beypazarı\’nda trona madeni buluyor. Yıllarca bu madenle ilgili hiçbir iÅŸlem yapılmıyor. Daha sonra 1990\’11 yılların başında dünyanın en büyük trona üreticilerinden FMC çaÄŸrılıyor ve bu madenin fizibilitesini yapması isteniyor. FMC 16 milyon dolar karşılığında bir fizibilite yapıyor. Ve diyor ki, \”Burada bulunan trona bilinen hiçbir madencilik tekniÄŸi ile yer altından çıkarılamaz. Arazinin yeraltı yapısı, burada bulunan bir yeraltı gölü nedeniyle maden iÅŸletilemez. Trona çıkarılamaz.\”
Bu olumsuz yanıtı vermek için 16 milyon dolar alan FMC dünyanın en büyük trona üreticilerinden.
Bunun üzerine Türkiye projeyi rafa kaldırıyor.
Aradan yıllar geçiyor.
1998 yılında Ciner Grubu devlete baÅŸvuruyor ve buradaki madeni çıkarabileceÄŸini söylüyor.
FMC\’nin hazırladığı rapor öne sürülerek \”olumsuz\” yanıt veriliyor.
Yıllar süren ısrar sonucunda Ciner Grubu \”Siz hiçbir ÅŸeye karışmayın. Yatırımı yapalım. ÇıkarabileceÄŸimizi gösterelim. Sonra ister kira alın, ister ortak olalım\” diyor.
Tabii bunlar kolay olmuyor.
Yaklaşık 7 yıl sürüyor bu ikna süreci.
Ve sonunda 2004 yılında Eti Soda, Ciner\’in tronayı çıkaracak bölümüne ortak oluyor.
Dünyada pek örneÄŸi olmayan çevreci bir yöntemle maden yüzeye çıkarılıyor.
Daha sonra soda külü üretecek bir tesis kuruluyor.
Türkiye\’de eÅŸi olmayan bir özel sektör devlet iÅŸbirliÄŸi ile \”Kullanılamaz\” denilen bir yeraltı serveti ekonomiye kazandırılıyor.
Bu tesis her yıl 300 milyon Dolar\’lık üretim yapacak.
Bunun en az 250 milyon Dolar\’lık kısmını ihraç edecek.
Üstelik de iÅŸlenmiÅŸ olarak ihraç edeceÄŸi için katma deÄŸeri yüzde yüze yakın olacak.
Devlet hem ortak olduÄŸu için kârdan pay alacak, hem de kullanılamaz denilen bir madenden kira.
Bu projeyle FMC\’nin trona pazarında Türkiye\’nin de bir rakip olmasını engellemek için verdiÄŸi \”yalan rapor\” da bir iÅŸe yaramamış olacak.
Bunu niye yazdım?
Ciner Grubu\’nu övmek için mi?
Evet birazı o.
Ama bu yatırım hikâyesi çok önemli.
Bilirsiniz, DoÄŸu ve GüneydoÄŸu\’da yabancı firmalar tarafından açılıp içinden petrol fışkırınca kapatılan petrol kuyularının öyküleri vardır.
Bunlara pek inanmazdık.
Åžimdi düÅŸünüyorum da.
Büyük ihtimalle onlar da doÄŸrudur..