Bu Ne Yaman Çelişkidir Böyle!

Günlerdir okuyorsunuz; Maliye, Doğan Yayın Holding’in verdiği teminatların hiçbirini kabul etmiyor; “Bu medya markaları teminat olmaz, bu kadar etmez” gibi cevaplar veriyor! Konu “Mahkemeye intikal etti“, Yargı karar verecek, tek kelime yazmıyorum!

Ama Maliye’nin açıklaması sonrası yazacağım çok önemli bir detay var! “Medya markaları olmaz“, “Bu parayı etmez” diyen Maliye, otomatik olarak “Çalık’ın aldığı kredinin usulsüz” olduğunu ve hemen geri çağrılması gerektiğini onaylamış oldu!

Nasıl mı? Arz edeyim: Son dönemde gazetelerde okuduk; “Çalık Grubu, atv-Sabah için kullandığı kredilerde gerekli teminatları vermiş“…

Evet, yanlış okumadınız. “700 milyon dolar üstünde bir meblağ için geri dönüş bakiyesi üzerinden teminat vermiş“… Neden geri dönüş bakiyesi dedim, bankacılık kurallarına göre aldığınız kredinin “toplam geri dönüş” meblağı kadar “teminat vermeniz” gerekli… Örnekleyeyim; mortgage ile bir ev kredisi dahi alsanız, 20 yıllık aldıysanız, 20 yıllık toplam geri ödeme kadar kesin ipotek koyarlar aldığınız eve… Ben “bu işe çok şaşırdım” ve inanın çok güldüm, eminim detayları bilen herkes açıklamada geçen “gerekli” gibi yuvarlak bir ifadeyle geçiştirilen bu cümleye çok güldü… Peki neden güldük ve yapılan açıklamaya inanmadık? Ve bunun Maliye’nin Doğan Yayın Holding’e cevabı ile ne alakası var?

Gayet net; “Çalık Grubu” kullandığı 700 milyon dolar üzerinde kredi için, kendine ait hiçbir malı, kamu bankalarına “ipotek” vermediği gibi, krediyi atv-Sabah gibi “Maliye’nin değer olarak kabul etmediği medya markaları üstünden” aldı! Üstelik bu şirketlerin “Doğan Yayın Holding” gibi “milyar dolar üzerinde uluslar arası piyasalarda” işlem görmüş bir geçmişi de yok!

Bu noktada Maliye’nin “Olmaz” dediği cinsten şirketleri teminat gösteren borçluya ve ona borç verenlere soralım:

  1. Devletin parasını “nasıl, hangi kriterler ile verdiniz“?
  2. atv-Sabah 1.1 milyar dolar üzerinde bir fiyatla satıldı. Bugün piyasaya bakıyoruz; elinde birkaç Sabah ve birkaç atv olan Doğan Yayın Holding’in piyasa değeri 750 milyon dolar, yine aynı piyasada Hürriyet Gazetesi’nin değeri 520 milyon dolar, borsada işlem gören yerleşmiş markalar olduğu için bu şirketleri seçtim. Peki, piyasa bu değerleri biçerken, kredi verenler yani “kamu bankalarının yöneticileri“, sizler; 700 milyon dolardan fazla bir parayı neye güvenerek sadece atv ve Sabah’a karşılık verdiniz?
  3. atv-Sabah’a karşılık vermediyseniz ve “gerekli” teminatları aldıysanız, açıklayın ne aldınız?
  4. Almadınız ama varsayalım aldınız; Çalık Grubu’nun 700 milyon doların geri dönüş üzerinden yani milyar dolarlık teminat olacak malı var mı?

Sonuç 1: İki atv yanına da iki Sabah koysanız, eldeki piyasa şartları ve değişen dünyada 1.1 milyar dolar etmez! Halkın 700 milyon dolardan fazla parası “teminatsız” bir şekilde Çalık Grubu’na verilmiştir ve bu işlemi yapan kamu bankaları görevlileri bana göre görevi kötüye kullanmışlardır… Bağımsız yargıya duyurulur…

Sonuç 2: Bu krediyi veren kamu bankalarının yöneticilerine sesleniyorum; aldığınız teminatı açıklayın yoksa “korkunç” bir zan altındasınız!

Son söz: Beni tanıyanlar çok iyi bilirler ama bir kez daha not düşmek istiyorum; bu yazıyı kesinlikle bir “medya rekabeti” veya “savunma” değil! Türkiye’de korkunç şeyler oluyor! Siyasi otoriteyi desteklersen “kamu bankalarından sana, tartışmalı markalarını da garanti kabul ederek 700 milyon dolar kaynak“, ama gazetecilik yaparsan “yarattığın değerlere, tek kuruş ispatlanmış borcun olmasa da haciz“! Bu artık “Doğan” sorunu filan değil, bu artık resmen “yönetim şeklimiz ne olacak” sorunu! Hâlâ görmeyenlere duyurulur!

Not: Sabah “markasında” geçmişten kalma “onbinlerce” borsa yatırımcısının hakkı var! Bu satışta, yeniden oluşan şirkette, onların hakkı ne olacak? Gasp mı edilecek? Bu mu “sermayeyi tabana yayan” sermaye piyasası adaleti?

Leave a Comment