Aydın Bey Üzerinden ‘İpek’ Yolu

AKP hükümetinin ilk geldiği dönemde Doğan Grubu, iktidarın yanındaydı. Hükümette Aydın Bey’e yakındı. AKP iktidarı döneminde Aydın Bey’in en büyük rakibi Sabah Grubu’na el konulmuştu. 22 temmuz seçimlerinde, Doğan Grubu açık bir şekilde AKP hükümetini destekliyordu. Ancak işler AKP hükümetinin ikinci kez – tek başına iktidar olarak gelmesiyle değişti. Aydın Bey tarihindeki en büyük hatayı yapmış oldu. Çünkü çarklar ters dönmeye başladı. AKP hükümeti ilk başta desteklediği gruplarla ters düşmeye başladı. Bunun nedeni ise kendi yandaşlarının büyümeye başlaması oldu. Bunu hesaplayamayan Aydın Bey için, tarihi düşüş dönemi başlamış oldu.

Petrol Ofisi vergi skandalı ile başlayan furya, Doğan Grubu şirketleri üzerinde büyük baskı oluşturdu. Yabancı yatırımcının en çok tercih ettiği hisselerden olan Doğan Grubu şirketleri 2006 yılından sonra büyük düşüş ve hacim kaybı yaşadılar. Aydın Bey’in ticari faaliyetlerine getirildiği söylenen bürokrasi engelinden, bu gelişmelerden korkan yatırımcılar etkilendi. Yani hisseleri borsada işlem gören, halka açık bir hisse, binlerce küçük yatırımcısı olan, hükümet baskısı nedeniyle dip değerlere sürüklendi. Son 3 yılda, yabancıların sürekli portföy ağırlıklarını düşürdüğü hisselerin başını Doğan Grubu şirketleri çekti.

Şirket hisseleri 2006 yılında 3.50 TL seviyesindeyken, 0.45 TL seviyesine geriledi. Piyasa değeri 1.1 milyar $’a kadar düşen şirket, uluslararası alanda da itibar kaybediyor. Ve başbakan yandaş medya diyerek, Doğan Grubu kanallarını sürekli diline doluyor. İşte bu sırada, Aydın Bey’in en büyük rakibi, Turgay Ciner’in elinden alınan Atv-Sabah grubu Ahmet Çalık’a veriliyordu. Bununla beraber Tuncay ÖZKAN’ın kurduğu ve hükümetin ciddi muhalefeti olan KanalTürk televizyonu ise Akın İpek tarafından satın alınıyordu.

Şimdi buyrun bu beyefendiler kimdir biraz inceleyelim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. İnceleme yaparken mali durum vb. gibi alanlara bakamadım ne yazık ki. Çünkü Türkiye’de son yıllarda büyük sıçrama kaydeden ve milyar dolarlık iş hacimlerine ulaşan Çalık Grubu’nun halka açık şirketi bulunmuyor (nedenini siz tartışabilirsiniz). Bu nedenle neler yapmış onlara göz atalım. Çalık Grubu, tekstil sektöründe yatırımlarına başlayan ve çekirdek iş sahasını tekstil üzerine kuran bir şirket. Kriz döneminde ihracatla büyümeye devam eden ve 2007 yılında tekstildeki büyümesini tavan yaptıran bir şirket. Bunun yanına enerjiyi koyan ve enerji sektöründe dev atılımlar yapan bir şirket. Ve 2006 yılında elektrik dağıtım ihalelerine katılmaya başlayan şirket, enerji konusunda atılımları sürdürmüş. Bununla beraber petrol ve doğal gaz alanında atılıma geçmiş. Trans Anadolu Petrol Boru Hattı Projesi ve yankı uyandıran Ceyhan’da kurulan rafineri ve petrokimya tesisi grubun milyar dolarlık faaliyetleri kapsamındadır. Petrolden sonra doğal gaz alanında faaliyet göstermek isteyen grup, Bursa ve Kayseri doğal gaz ihalelerini kazanıp, şehir içi doğal gaz dağıtım işine başlamıştır. EPDK bu ihaleleri ilk kez 2003 yılında düzenlemiş ve lisans vermiştir. Grup 2007 yılında ise KayseriGaz hisselerinin tamamını Çalık Enerji bünyesine geçirmiştir. Bununla beraber adrese teslim borusuz doğal gaz sevkiyatı sağlayan sistemi Naturelgaz olarak Çalık Enerji bünyesinde hizmete sokmuş.

İnşaat, finans ve telekomünikasyon alanlarında da faaliyet gösteren grup, son bombasını Atv-Sabah Grubunu alarak patlattı. Turkuvaz Medya olarak faaliyete başlayan grup medya sektörüne de dahil oldu. Ve Türkiye’nin Kanal D’den sonra akla gelen markası Atv’yi satın alarak, Doğan Grubuna rakip oldu.

🙂

Gelelim Akın İpek’e. Aslında çoğunuz tanırsınız. Yıllardır davetiye denince ilk akla gelen marka Koza Davetiyedir. İşte Koza Davetiye ve İpek Matbaacılık şirketlerinin sahibi kendileri. Ciddi ve kaliteli bir eğitim almış Akın İpek, babasının kurduğu matbaa ve davetiye işini son yıllarda akıl almayacak kadar büyüttü (bkz: çocukluğunuz dönemlerindeki cin ali kitapları). Davetiye işine devam ederken, en ciddi yatırımını Bergama Ovacık altın madenini alarak yaptı. 2005 yılında bu yatırımı yapan Akın İpek Türkiye’nin ilk altın madenine sahip şirket oldukları ile övünürken, başına ciddi dertler açıldı. Bergama’da siyanürle altın arama çalışmaları nedeniyle sayısız davalar açıldı. Siyanür liçi yöntemi ile çalışan altın madeninin işletilmesine ilişkin idari işlemler mahkemelerce defalarca iptal edildi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine dair kararlar verildi. Ancak “Kamu yararına olmadığına” ilişkin mahkeme kararlarına karşın, söz konusu altın madeni ve kimya tesisi, faaliyetlerine devam etti. Koza’nın hisseleri devraldığı Normandy şirketinin, bu hisseleri mahkeme kararlarından bıktığı ve yasal yolu bulup ocağı işletemediği üzerine Akın İpek’e sattığı konuşuldu. Ancak bütün mahkeme kararlarına rağmen, AİHM’nin aykırı raporuna rağmen, Koza Grubu’nun nasıl faaliyetlerine devam ettiği düşündürücüdür. Maden ocağının işletilmesiyle bir yıllık hedefin 180 Milyon $ olduğu düşünülürse, Normandy şirketinin 40 Milyon $’a bu maden ocağını neden sattığı da düşündürücüdür. Ve Koza Davetiye hisseleri borsada işlem gören bir şirket. Koza’nın bu maden ocağını alması ile büyük primler yapan hisseler, sayısız mahkeme ile baskıda kalmış ancak bu baskıları çok rahat aşarak 2 TL seviyelerinden 20 TL seviyelerine kadar gelmiştir. Bugün İPMAT ve KOZAA hisselerinin, piyasa değeri 500 Milyon $ civarındadır.

Son dönemde Akın İpek, medya sektörüne de girmiş. Bugün gazetesini satın almıştır. Atv ile de ilgilenen ancak ondan vazgeçen İpek, AKP hükümetine muhalefeti ile bilinen KanalTürk TV’yi satın almıştır. Şimdilerde fısıltı gazetelerinde ise MHP’ye yakınlığı ile bilinen ATA Tv hisselerini de alacağı konuşuluyor.

Ben ticari faaliyetlerde, ülkedeki bazı ticari grupların işlerini inceledim. Son günlerde Aydın Bey aleyhine herkesin birşey söylediğini düşünürsek, bu yazının gerekli olduğunu düşündüm. Çünkü Doğan Grubu çoğu kişi tarafından sevilmez. Şimdi AKP karşı atak başlattı diye, inat yüzünden Doğan Grubu’nun yanında olanlar var. Bu yanlışa gelmemek gerektiğini düşünüyorum.

Düşünün; çok büyük karanlık bir salondasınız. Ve spotlar sadece bir kişinin üstünde. Işık, yalnız o kişiyi aydınlattığı için herkes onu görüyor. Ve karanlıkta güçlü bir ışık sadece o hedefe yönlendiği için, hep kirli çamaşırları gözüküyor. Ve büyük bir baskı altında bırakılıyor. Ancak o salonun ne kadar büyük olduğunu unutmayın. Karanlıkta, hedef bir kişi seçilirken, ışığın üzerlerine vurdurulmadığı ve adlarının geçmediği kişiler, karanlık olmasına rağmen yürümeye devam ediyor. Hatta koşuyorlar.

Aydın Bey üzerinden oynamak, Türkiye’nin en büyük iş adamlarından birisi olan kişiyi sayısız darbelerle vurmaya çalışmak, kanuni açıklamaları yüzde yüz doğru değilse, çok ayıp bir davranıştır. Aydın Bey, kendisi üzerinden bu muazzam ‘İpek‘ Yolunun kurulmasına izin verecek mi, onu bekleyip göreceğiz.

Leave a Comment