4 8 15 16 23 42

Bugünlerde canım pek yazmak istemiyor ama, koparsam tam kopacağımdan korkup (Mart 2005 ‘te 3 mesaj atıp burayı tamamen unutmuştum) zoraki de olsa biraz birşeyler çiziktireyim diyorum. 🙂

Son zamanlarda netten çekip izlediğim bir dizi ile ilgili kafada soru işaretleri birikti. Dizinin çekimine uzuunca bir süre ara verildi ve herkes bayram içi yayınlanacak (ve nete düşecek) yeni bölümü uzun aradan sonra izlemenin heyecanı içinde olayın ne olduğunu bulmaya çalışıyor. İlginçtir, bu dizi amerikalıların ne kadarının salak olduğunu gözler önüne sürüyor. Eminim Amerika ‘da bu dizinin %8 ‘lik bir izleme oranı yakaladığını bahsedecek olursam, sarışınlar bile 100 ‘den 8 ‘i çıkartıp 82 bulabilir (valla bunu bulabilecek kapasiteye sahip olan yetenekler mevcut*). 🙂

Bikaç gündür bana sağdan soldan alakasız tipler soruyor:

— Vay müspet ilimden çıktık ha? 6 tane rakamın peşinde koşmak nasıl bir duygu?

Valla öncelikle bunlar öyle bazı örümceklerin sandığı gibi 6’lı ganyan veya sayısal loto kuponuna doldurduğum şeyler değil (hoş onları hiç doldurmaya kasmıyorum ama neyse). Biraz Lost izleyin derim. İzlemeyen ve evi mutfaklı olan varsa bana söyleyin. Mutfaktan en keskin bıçağı alıp size bıçak zoruyla izleteyim bu Lost ‘un S01E01 ‘ini. Hayatta tek arzum bu kaldı. Kalanı kendini izletiyor zaten (ben ilk bölümünü izledikten sonra her biri bir saat süren bölümlerden tam 10 tane birden izlemiştim), kendimi S01E10 ‘un sonunda buldum ve saati de sabahın 9’u olarak buldum…

Not: Malzeme tedarik edilir… 🙂

Hadi bakalım, şimdilik bu kadar yeter.. Sonraya da kalsın.

Leave a Comment