Monthly Archives: December 2008

Yastığın Altındakiler

İşte övündüğünüz demokrasi, işte beceriniz…

Siz soyunuzu sopunuzu bu babaların ve çocuklarının hakları ile zengin ede durun. Çocuklarınızı yurt dışında okutun. Köpekler gibi birbirinizle utanmadan kavga edin..

Biz çocuklarımızı yıldızlıların botlarını silsinler diye askere gönderelim, Siz altın çatal bıçak kullanın.

Biz okusunlar diye aç kalıp okul okutalım siz üniversitenizde kendinizi sultan sanıp ahkam kesin.

Biz adalete güvenelim, siz simit çalana 6 yıl hapis verip ülkeyi soyanla akşam yemeği yiyin.

Siz bu ülkenin zenginleri aman laf etmesin diye IMF ye gidin, biz onları ödeyelim.

Sonra 10 gün gecikince elektiriği kesin; ısınmasınlar diye %75 gaz zammı yapın.

Sonra utanmadan yastık altındakileri çıkarın diye beyan verin…

Bu ülkede şerefsizler de vardır her yerde olduğu gibi…

AMA ŞEREFSİZLİĞİ DE AŞINCA…

Amerika’da İç İsyana Hazırlık

Amerikan tarihinde ilk kez ordu, iç güvenlik için konuşlandırılıyor. Neden?

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, ekonomik krizin merkezi olan ülkelerde, yaygın iç isyanların yaşanabileceği uyarısı yaptı. Kahn’a göre, “Eğer gelişmiş ülkeler, krizden kurtulmak için uyguladıkları yöntemlerde geniş kitlelerin ortak çıkarlarını değil de, elitlerin çıkarlarını öne alırlarsa” bu kötü gelecekle yüzleşecekler.

Bu uyarılar çok önemli. Amerika ve Avrupa gibi merkez ekonomileri vuran krizin algılanış biçimi maalesef son derece hastalıklı. Bırakın ekonomik kriz demeyi, “finans krizi” ifadesiyle tanımlanıyorsa bu durum, alınacak önlemler de isabetli olmayacaktır. Ortada sadece bir finans krizi yok. Sadece ekonomik kriz de yok. Aynı zamanda siyasal ve sosyal krizlerin işaretleri de var. Daha temelde, Batı dünyasını büyük bir felsefi dönüşüme zorlayan tarihsel bir buhran söz konusu.

Kahn’la devam edelim:

Birçok ülkede, sosyal patlamalar yaşanabilecek. Bunlara gelişmiş ülkeler dahil. Eğer finans sistemi yeniden yapılandırılamazsa, şiddetli isyanlar başgösterebilecek. Özellikle ABD’de bu isyanlar, vergilerin elitlere gitmesi ve doların devalüe edilmesiyle harekete geçebilecek….

Bazıları beş yıl sonra ABD’nin “gelişmemiş ülke” kategorisine düşeceğini, gıda isyanlarının başlayacağını öne sürüyor. Onlar; dünyanın bu kriz yüzünden çok acı çekeceğini ama topyekun ekonomik çöküş yaşamayacağını, ancak Amerika’nın tam bir ekonomik Armageddon yaşayacağını iddia ediyor.

ABD Merkez Bankası’nın kısa vadeli faizleri sıfırlamasının dolar kaçışını hızlandıracağı, önümüzdeki yıllarda ABD’de hiper enflasyonun başlayacağı gibi ihtimaller bu tür endişelere kapı aralıyor.

Petrol fiyatlarını 150 dolarlara çıkaran finans sistemi, gıda fiyatlarında da benzer oynamalar yapmış, birçok ülkede protesto gösterileri başlamıştı. Bu çevrelerin son oyunu dolar üzerine oldu. Bir süre sonra, bugün baskı altında tuttukları altın fiyatları üzerinde benzer bir spekülasyon yapacakları konuşuluyor.

Durumun finans ve genel anlamda ekonomik boyutu bir şekilde tartışılıyor. Ama muhtemel siyasal sonuçları, yol açacağı toplumsal gerilimler üzerine pek kimse kafa yormuyor gibi. Strauss-Kahn, gıda fiyatlarının hızla arttığı bu yılın ilk döneminde de benzer açıklamalar yapmış, yüz milyonlarca insanın açlıkla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu.

Krize karşı önlemler ve kriz sonrasına ilişkin yeni ekonomik yapı eğer geniş kitleleri tatmin edecek nitelikte olmaz, bugüne kadar olduğu gibi, yine yönetici eliti tatmin amaçlı olursa, işte o zaman şok dalgaları Avrupa ve özellikle Amerika sokaklarını vuracak.

Peki bu ihtimale karşı ne tür önlemler alınıyor?

Afganistan ve Irak’tan dönen binlerce asker iç güvenlik için görevlendiriliyor. Yani “iç tehdit”lere karşı hazırlanıyor. Kitle kontrolü ve sivil isyanlara karşı eğitiliyor. Bu hazırlıkla ilgili 2006 yılında yazdığım yazılar şaşkınlıkla karşılanmıştı.

“FEMA (Federal Acil Yönetim Ajansı) yeniden yapılanıyor. Hem de nükleer saldırı, isyan ve iç savaşa göre. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim yasaları yeniden belirleniyor. Bankacılık işlemlerinden vatandaşlık yasalarına kadar ABD olağanüstü şartlar için hazırlık yapıyor” demiş ve “ABD neye hazırlanıyor” diye sormuştum.

Amerikan tarihinde ilk kez ordu, iç güvenlik için konuşlandırılıyor. Askeri birimler 24 saat iç tehdide karşı görevlendiriliyor. Uygulama 1 Ekim’den itibaren başladı. Ülke içinde konuşlandırılacak ilk askeri birim, ABD Kuzey Komutanlığı’na (NorthCom) bağlı. Bu birlik neye karşı savaşacak? Nükleer saldırı, iç savaş ve toplumsal kaosa karşı. Kitleleri kontrol altına alacak. Çatışma sonrası için gerekli sorumlulukları yerine getirecek. Aylardır bunun tatbikatı yapılıyor…

ABD böyle bir felaketle yüzleşir mi? Umarız bu tür gelişmeler olmaz. Ancak krize müdahale şekli, kriz sonrası için hazırlıklarda aynı adaletsizlik üzerinde ısrar edilmesi, toplumun genelini kurtarma yerine iktidar elitlerini, sermayeyi yönetenleri güçlendirmeye yönelik yaklaşımlar, iç isyan ve sosyal huzursuzluk ihtimallerini güçlendiriyor.

Olaya sadece “finans krizi” olarak bakanlar bakalım birkaç ay sonra aynı ifadeyi kullanmaya devam edecekler mi? Hep birlikte göreceğiz…

€/$ Savaşında Borsalar

Görünen ABD krizinden sıyrılmak isteyen € bölgesinde sinsice değer kaybettirilen € sayesinde ticaretin küçülmek zorunda kaldığı dünyada pazar paylarını en azından kaybetmeme derdine düşülmesi sonucu ABD tüm dünyaya $ pompalayarak karşı bir atağa geçerek krizin faturasını başkalarına ödetme operasyonuna başladı veya başlamak üzere.

Parite 2$ = 1€ diyenler oldukça şahinleşecek gibi. Özellikle Barack Huseyin OBAMA dünyaya daha fazla mal satabilmek için tüm fırsatları değerlendirecek. ABD nin bundan başka da yapabileceği fazla da bir şey yok.

$’ın değer kazanması ile güçlenen ABD ihracatı dengeye oturana kadar devam edecek olan bu sistem sayesinde ABD kökenli şirketler değer kazanmaya başlarken, diğer ülkelere ait şirketler değer kaybetmeye belki de iflas etmeye devam edecekler. ABD yardımcı olmak için bu ülkelerden mal alarak ithalat yapmak yerine $ borcu vermeye devam edecek ve $’ın değerinin kaybolmasını da bu yöntemle desteklemiş olacak ve yakın bir zamanda € bölgesi ülkelere bile ABD’ye göbek bağı ile bağlanmış olacaklardır. Bu ülkelere Rusya ve Çin de bağlanacaktır. Bu belki de ABD’nin yeni savaşlar açabilecek ekonomik gücü de toparlamasına neden olabilir.

Bu senaryo doğrultusunda ABD ile diğer ülke borsaları birbirinden etkilenecek olmalarına rağmen bazı ülkelerde iflaslar ve batmalar nedeniyle ciddi çöküntüler yaşanabileceğini düşünüyorum.

Eller Gidiyor Aya

Dün BBC’de ilginç bir program vardı.

Dünya Krize giderken, ortadoğuda finansal anlamda yıldızı parlayan bir ülkeden bahsediliyordu…

LÜBNAN…

Lübnan Merkez Bankası başkanı ile de röportaj yapılmış ve kendisi diyor ki:

2007 senesinin Mayıs ayında ben bu krizi öngördüm, ve bankalarımızı uyardım;
Uluslararası piyasalardaki riskli portföylerin sıfırlanmasını sağladım;
Mevduat munzam karşılığını %30’lara çıkardım;
Bankaları takip altına alarak riskli pozisyonlarını kapatmalarını sağladım…

Ve sonuçta, BEYRUT ortadoğuda yıldızı parlayan bir finansal merkez olma yolunda ilerliyor.

Ne diyeyim: eller gidiyor aya, biz kaldık yaya..

Bu arada, Goldman Sachs, YTL’nin %36 oranında fazla değerli olduğunu buyurmuş?
Yani US$’nin değerini 2.40 YTL olarak görüyorlar.

MB’nın döviz munzam karşılık oranını düşürmesi de cabası!!