\”Bir ulusu fethetmenin ve köleleÅŸtirmenin iki yolu vardır. Birisi kılıçla, diÄŸeri borçla.\” ~ John ADAMS 1735-1826
John PERKINS
Former Chief Economist for Chas. T. Main Inc.
Author: Confessions of an Economic Hitman
Chas. T. Main ÅŸirketi eski Åžef Ekonomisti
\”Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları\” kitabının yazarı
Biz, ekonomik tetikçiler, küresel imparatorluÄŸun yaratılmasında gerçekten sorumlu olanlarız, ve çok farklı ÅŸekilde çalışırız. Belki de en sık kullanılanı, öncelikle ÅŸirketlerimize uygun kaynakları olan ülkeleri bulur ve gözümüzü üstlerine dikeriz, petrol gibi. Ardından Dünya Bankası veya onun kardeÅŸi baÅŸka bir organizasyondan o ülkeye büyük bir kredi ayarlarız, fakat para asla gerçekte o ülkeye gitmez. Ülke yerine o ülkede projeler yapan kendi ÅŸirketlerimize gider. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar… Bizim ÅŸirketlere ilaveten, o ülkedeki birkaç zengin insanın kar saÄŸlayacağı ÅŸeyler. Bunlar toplumun çoÄŸunluÄŸuna yaramaz. Yine de o insanlar, yani bütün ülke bu borcun altına sokulur. Bu borç ödeyemeyecekleri kadar büyüktür ve bu da planın bir parçasıdır… geri ödeyemezler. Ardından, biz ekonomik tetikçiler gidip onlara deriz: \”Dinleyin, bize bir sürü borcunuz var. Borcu ödeyemiyorsunuz.\” \”O zaman petrolünüzü petrol ÅŸirketlerimiz için oldukça ucuza satın.\” \”Ülkenize askeri üs kurmamıza izin verin, veya askerlerimizi desteklemek için dünyanın bir yerine asker gönderin -Irak gibi-, veya bir dahaki BM seçiminde bizimle oy verin.\”
Elektrik ÅŸirketlerini özelleÅŸtiririz. Sularını ve kanalizasyon sistemlerini özelleÅŸtiririz ve ABD ÅŸirketleri veya diÄŸer çok uluslu ÅŸirketlere satarız. Bu, mantar gibi biten bir ÅŸey ve çok tipik, IMF ve Dünya Bankası bu ÅŸekilde çalışır. Ülkeyi borca sokarlar ve bu öyle büyük bir borçtur ki ödenemez. Ardından yeniden borç teklif edersiniz ve daha fazla faiz öderler. KoÅŸullara baÄŸlı veya iyi yönetim talep edersiniz. Aslında bu onların kaynaklarını satmalarını saÄŸlar. Buna sosyal gizmetleri, teknik ÅŸirketleri, bazen eÄŸitim sistemleri de dahildir. Adli sistemlerini, sigorta sistemlerini yabancı ÅŸirketlere satarız.
Bu, ikili – üçlü – dörtlü bir darbedir!
\”Düzen deÄŸiÅŸir, düzülen deÄŸiÅŸmez.\” ~ Bülent GEZER