Yalaka

Yalakasın…
Yalakalık senin vazgeçilmez parçan…
Gözün, dilin, kulakların, burnun, çenen…
Tepeden tırnağa yalakalıktan ibaret oluvermişsin…

“Hız seven Başbakan” diyorsun…
Başbakan yabancı konuklarını da arkaya oturtup saatte kaç kilometre hızla gitti Dolmabahçe’den Çırağan’a?…
Saatte 10 kilometre hızla…

Adın, yaşın değişse de ben seni uzaktan tanırım, yalakalığından…
Sen Süleyman Demirel’e de “Beyefendi saçlarınız lüle lüle” demiştin. Oysa Demirel keldi… Turgut Özal’a “Ne kadar da formundasınız” dedin, kilodan öldü…
12 Eylül sonrası Kenan Evren’e de “Paşam, sayenizde demokrasi rayına oturacak” dediğine tanığım.
Geçen gün ne diyordun:
“12 Eylül’ü yapanlardan hesap sorulsun…”

Tayyip Erdoğan “Bize AKP diyorlar, baksınlar, bizim adımız AKP değil, AK Parti’dir” dediğinden bu yana AKP yerine “AK Parti” diyorsun konuşurken-yazarken…
Seni yalaka…

Diyelim ki; CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret edince “Siyasi çıkar için duygu istismarcılığı” yapmış oluyor.
Başbakan Ahmet Kaya’dan diziler okuyunca sana göre:
“İleri demokrasi…”
Tıpkı iktidarın Celal Talabani, PKK, Abdullah Öcalan ile görüşme ve pazarlıklarına “çözüme doğru adımlar” derken… CHP’nin, TBMM’de bir siyasi parti olan BDP ile görüşmesine “Kürtler ile dans” dediğin gibi…

Bence bu ülkenin ciddi sorunu sensin…
Senin yüzünden bu topraklarda yaşayanlar çok acı çektiler… Yalakalık yapayım derken, onlardan gerçekleri sakladın, aldattın, yanılttın… Senin yalakalıkların yüzünden yanlışlar gizli, suçlar örtülü, hatalar kapalı kaldı…
Hep güçlünün yanında olduğun için yalaka, güçlü yaptıklarını doğru, ettiklerini haklı gördü her zaman…
Yine işbaşındasın…
Hiç utanma duygun yok…
Utanmazsın, utanmaz…

Leave a Comment