6 Tonluk Kaplumbağa

Bebiş fil İzmir’in yaşadığı İzmir Doğal Yaşam Parkı var ya…

Oraya kalabalık bi aile gelir, kapıdaki görevliye “6 tonluk kaplumbağayı görmeye geldik, nerede acaba?” diye sorar. Görevli, kaplumbağaların yaşadığı tropik bölgeyi gösterir, ancak, “6 tonluk kaplumbağa filan yok, bildiğin normal kaplumbağalar var” der. “Nası yok canım?” deyip, kaplumbağaların bulunduğu bölgeye giderler, ki, hakikaten yok… Yetkiliyle görüşmek isterler! Doğal Yaşam Parkı’nın biyologlarından biri gelir hemen, “nasıl yardımcı olabilirim?” der. “6 tonluk kaplumbağayı görmeye geldik, bunlar bize ufacık kaplumbağaları gösteriyor” diye şikâyet ederler. Biyolog afallar… “Kardeşim, 6 tonluk kaplumbağa olur mu, fil bile 5 ton” der. Neredeyse kavga çıkacak iyi mi… Biyolog bakar ki, “niye saklıyorsunuz?” diye itiraz ediyorlar, “nerden duydunuz böyle bi şey olduğunu?” diye sorar. “Sen ne biçim yetkilisin, hiç gazete okumuyor musun?” cevabını alır. Biyolog koşar ofisine, girer internete.

İnanmayan girsin internete…

“Bingöl’deki yol yapım çalışmaları sırasında, toprak altında yaşayan 6 ton ağırlığında kaplumbağa bulundu. Vinç yardımıyla kamyona yüklenen 6 tonluk kaplumbağa, önce Diyarbakır’a, oradan İzmir’e gönderildi.”

Onlarca gazete, binlerce internet sitesinde yayınlanmış bu haber… Hem vallahi, hem billahi, videosu bile var! Kamyon yoldan geçiyor, kasasında dev kaplumbağa… E haberi okuyan ahali de, gelse gelse hayvanat bahçesine gelmiştir diye, Doğal Yaşam Parkı’na koşuyor.

Aynı haberin, “İran’da bulundu” versiyonu da var… Yüzlerce kez “Hazar Denizi yakınlarındaki ormanlık alanda 4.5 tonluk kaplumbağa bulundu. Yaşadığı tespit edilen 4.5 tonluk kaplumbağa, TIR’a yüklenerek Tahran’a götürüldü” yazılmış… Ve, aynı haberin “Elazığ’da bulundu” versiyonu da var. Bu haberi abonelerine servis eden haber ajansı bile var. Hatta, “Elazığ’ın değerini niye İzmir’e kaptırıyoruz” diye kampanya başlatan bile var!

Haberlerin altındaki yorumlara bakıyorum… Gözüyle gördüğünü iddia eden mi ararsın, AKP’li onca belediye varken, CHP’li İzmir’e götürülmesini kınayan mı, gırla.

(Yeni Asır’da çalışırken… İşe yeni başlayan çömez arkadaşların masasına bir telefon numarası bırakır, üstüne de, “Aslan bey aradı, çok önemliymiş” veya “Ceylan hanım aradı, mutlaka görüşmek istiyor” diye not yazardık. Arkadaş notu görür görmez, telefona sarılır, Aslan beyi veya Ceylan hanımı arar, kısa bi sessizlikten sonra da, kimseye çaktırmadan kapatırdı telefonu… Çünkü, bıraktığımız numara, hayvanat bahçesinin telefonu olurdu!)

O günler geldi aklıma, aradım İzmir Doğal Yaşam Parkı’nı… “6 tonluk kaplumbağanın bakımıyla ilgilenen biyologla görüşebilir miyim?” dedim. Santral görevlisi, belli ki dangozlara laf anlatmaktan bıkmış, “yuh be birader” demedi, “ayrılmayın lütfen” deyip, biyolog Serkan Eğrilmez’e bağladı beni… “Nedir bu komedi?” dedim. Anlattı.

“Gelen gelene… Başka şehirlerden telefon edenler bile oldu. Böyle bi şey olmadığını, olamayacağını anlatamıyoruz. Yalan habere inanıyorlar, bize inanmıyorlar. Başa çıkamayınca, haberin peşine düştük. Kaynağını, ilk kimin yazdığını tespit edemedik. Zaten, habere konu olan video Türkiye’de bile çekilmemiş. İran’da çekilmiş. Videodaki İran taksileri açıkça görülüyor. Muhtemelen, çocuk parkına götürülen kaplumbağa heykeli.”

Ucube yani!

“Gerçek”leri yazdığı için Uluslararası Basın Enstitüsü tarafından Dünya Basın Kahramanı ilan edilen gazeteciler içeri tıkılıyor, ahali 6 tonluk kaplumbağanın peşinde… Allah sonumuzu hayretsin demekten başka laf bulamıyorum doğrusu.

Leave a Comment