ABD DışiÅŸleri Bakanı Hillary Clinton\’un yarın yapacağı Ankara ziyaretinin en önemli gündem maddelerinden biri ÅŸimdiden belli oldu: Başında bulunduÄŸu ABD DışiÅŸleri Bakanlığı\’nın Türkiye hakkında hazırladığı yıllık insan hakları raporu.
Bu raporu gündeme sokan, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan\’dan baÅŸkası deÄŸil. ErdoÄŸan, geçen cumartesi günü Van\’dan dönerken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, raporun basınla ilgili bölümünden duyduÄŸu rahatsızlığı anlatıp, \”Bu nasıl bir rapor, soracağım Hillary Clinton\’a…\” diye serzeniÅŸte bulunmuÅŸtu.
İlginç olan, BaÅŸbakan\’ın, rapordaki bu durumun -isim vermeden- DoÄŸan Grubu\’nun yürüttüÄŸü uluslararası bir kampanya sonucu ortaya çıktığını ileri sürmüÅŸ olması.
Uçakta bulunan Economist dergisi ve Taraf gazetesi yazarı Amberin Zaman\’ın aktardığına göre, ErdoÄŸan bu suçlamayı yönelttikten sonra DoÄŸan Yayın Grubu\’na kesilen cezayı kastederek, ÅŸöyle demiÅŸ: \”ABD Maliye Bakanlığı\’nın bu tür bir vergi kaçakçılığı konusunda nasıl bir tavır alacağı sorusunu da kendisine (Clinton) soracağım…\”
DIŞ BAĞLANTI İDDİASI
BaÅŸbakan, aynı görüÅŸlerini önceki gece TV-24 kanalında da tekrarladı. ErdoÄŸan, sözü ABD\’nin insan hakları raporuna getirip, DoÄŸan Grubu\’nun dış baÄŸlantılarını kullanarak yabancı basını ve dış çevreleri yönlendirdiÄŸini iddia ederek ÅŸöyle konuÅŸtu:
\”Bu hafta sonu Sayın DışiÅŸleri Bakanı (Clinton) geldiÄŸinde, haberin doÄŸrusunu kendisine anlatacağız. Yani \’DışiÅŸleri Bakanlığı\’nın yayınladığı rapor bizi üzdü\’ diyeceÄŸiz. Tek kaynaktan böyle bir ÅŸey geliyor. Acaba bu kaynağın köküne indiniz mi?\”
BaÅŸbakan\’ın açıklamaları ÅŸu mantığı izliyor: \”DoÄŸan Grubu\’na vergi cezası kesildi, onlar da ABD DışiÅŸleri Bakanlığı raporunun basın bölümüne sert ifadeler koydurtup, dış basında olumsuz bir hava estirdiler. Ben de o zaman Hillary Clinton\’a sizde böyle bir durum olsa ABD Maliye Bakanlığı ne yapar diye sorarım.\”
DÜNYA GÜNDEMİYLE EÅžDEÄžER BİR SORUN!
Böylelikle, DoÄŸan Yayın Grubu\’ndan talep edilen 820 milyon lira tutarındaki ceza, ABD kuvvetlerinin Irak\’tan çekilmesi, Afganistan\’daki savaÅŸ, İsrail\’in Gazze\’ye saldırıları sonrasında OrtadoÄŸu\’da barış sürecinin yeniden canlandırılması gibi uluslararası sorunlarla aynı ölçekte bir mesele olarak yarınki kritik buluÅŸmanın gündemine girmiÅŸ bulunuyor.
Burada açıklık kazandırılması gereken bir dizi soru iÅŸareti var.Maliye Bakanlığı, ceza talebine iliÅŸkin raporunu DoÄŸan Yayın Grubu\’na 18 Åžubat tarihinde bildirdi. ABD DışiÅŸleri Bakanlığı\’nın insan hakları raporu ise 24 Åžubat tarihinde, yani tam 6 gün sonra açıklandı.
ErdoÄŸan\’ın mantığını izlerseniz, DoÄŸan Grubu\’nun 6 gün içinde bütün ABD DışiÅŸleri\’ni etkileyip raporun ErdoÄŸan aleyhtarı bir içeriÄŸe kaymasını saÄŸladığı gibi bir anlam çıkıyor.
Demek ki BaÅŸbakan, DoÄŸan Grubu\’nun ve bu grupta çalışan bizlerin, Obama yönetimi üzerinde bu ölçüde bir güç sahibi olduÄŸumuzu düÅŸünüyor.
Ama gerçek o ki, ABD\’nin Ankara BüyükelçiliÄŸi bu raporun taslağını geçen ocak ayının sonunda Washington\’a göndermiÅŸti ve Maliye Bakanlığı müfettiÅŸleri o tarihte henüz astronomik cezanın altına imza atmamıştı.
Åžimdi raporun basın bölümünün BaÅŸbakan\’ı neden mutsuz ettiÄŸine bakalım. Herhalde kendisine yöneltilen suçlamalar çok rahatsız etti BaÅŸbakan\’ı.
ABD\’NİN RAPORU NE ANLATIYOR?
AB\’nin BaÅŸbakan\’ın adını geçirmeyen raporlarına kıyasla, ABD\’nin raporu ErdoÄŸan\’ı ismen eleÅŸtirmek konusunda oldukça cesur ve ileri bir içerik taşıyor. ÖrneÄŸin, BaÅŸbakan\’ın gazetecileri ve karikatüristleri sıkça mahkemeye verdiÄŸini, bu eÄŸilimin ülkede bir \”otosansür ortamı yarattığını\” belirtiyor.
Raporda yayın gruplarının, hükümeti eleÅŸtirdikleri takdirde kendilerine misilleme olarak ticari alanda zarar verilebileceÄŸi kaygısını taşıdıkları da anlatılıyor. Keza, BaÅŸbakan\’ın Almanya\’daki bazı yolsuzluk iddialarını yazan gazetelere ve medya patronlarına ağır suçlamalar yönelttiklerini de yazıyor bu rapor…
Bu bölümle ilgili örnekler artırılabilir. Ama raporun en dikkat çekici yönü, basın özgürlüÄŸüne ve eleÅŸtirilere tahammül edemeyen, farklı sesleri sindirmeye, susturmaya çalışan bir BaÅŸbakan ErdoÄŸan portresi çizmiÅŸ olmasıdır.
RAPOR, BAÅžBAKAN\’IN YÜZÜNE AYNA TUTTU
Özetle, ABD Yönetimi BaÅŸbakan\’ın yüzüne bir ayna tutup, \”biz basın özgürlüÄŸü söz konusu olduÄŸunda sizi böyle görüyoruz\” demiÅŸtir.
Ayrıca BaÅŸbakan\’ın tutumunda problemli bir baÅŸka nokta daha var. BaÅŸbakan, raporun iÅŸkence olaylarında artış olduÄŸuna iliÅŸkin bölümlerine ve diÄŸer insan hakları ihlalleri alanındaki eleÅŸtirilere hiç deÄŸinmemeyi tercih ediyor. Basın özgürlüÄŸü konusundaki eleÅŸtirilere ÅŸiddetle tepki gösteren BaÅŸbakan\’ın, iÅŸkenceye iliÅŸkin tespitler karşısındaki suskunluÄŸu, kendisinin demokratlık iddiaları açısından kuÅŸkusuz çok hazin bir durumdur.
BaÅŸbakan, yarın DoÄŸan Grubu\’na kesilen vergi cezası konusunu Hillary Clinton\’a açtığında, ABD DışiÅŸleri Bakanı\’ndan nasıl bir yanıt alacaktır bilemiyoruz.
Ama usta bir avukat olarak kendisini kanıtlamış olan Hillary Clinton, konuya muhtemelen basın özgürlüÄŸü açısından da yaklaÅŸma ihtiyacını duyabilir.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, önceki akÅŸam \”Denetleme yapılır, netice ortaya çıkar, ondan sonra bakanım benim önüme getirir. Bu da böyle olmuÅŸ olaylardan bir tanesidir\” diyor. Hillary Clinton ise eski bir baÅŸkan eÅŸi olarak, ABD\’de bir yayın grubuna (örneÄŸin Washington Post\’a) kesilecek bir vergi cezasının kuruma tebliÄŸ edilmeden önce Internal Revenue Service (ABD Vergi İdaresi) tarafından Beyaz Saray\’a gönderilip gönderilmeyeceÄŸi hususundaki tahminini ErdoÄŸan\’la paylaÅŸabilir.
ABD\’DE BÖYLE DENETİM OLUR MU?
Keza, kocasının baÅŸkanlığı sırasında South Dakota\’da miting meydanında \”onların gazetelerine para vermeyin, eve sokmayın, onları yokluÄŸa mahk»m edin\” diye bir konuÅŸma yapıp yapamayacağı sorusunun yanıtını da BaÅŸbakan\’la paylaÅŸmalıdır.
Bu, en azından demokrasi kültürü alanındaki bir birikimin stratejik ortaÄŸa aktarılması açısından yararlı olacaktır.
Bu ölçüde yoÄŸun bir vergi denetiminin neden seçmeli bir ÅŸekilde yalnızca bir medya grubunu hedeflemesi gibi bir duruma ABD\’de rastlanıp rastlanmayacağı sorusu da ErdoÄŸan-Clinton diyaloÄŸunu tamamlayabilir.
Türk-Amerikan iliÅŸkileri tarihi, pek çok krize, pek çok karambole sahne olmuÅŸtur. Ama Türkiye\’nin en büyük medya grubunu susturmak için astronomik bir ceza iÅŸletip, sonra bu grubun, Türk BaÅŸbakanı tarafından ABD DışiÅŸleri Bakanı\’na ÅŸikâyet edilmesi ÅŸimdiden bu iliÅŸkilerin tarihindeki en garip olaylardan biri olmaya adaydır.