Üretimi Çin’e ve Uzakdoğu’ya Kaptıran ABD’de Kapitalizm Çöküyor mu?

Tarih 27-09-2008, saat 01:19 ve bir abim yazmış:

Son 1 haftadır batan 3 tane banka..
Sadece 2008 yılında batan banka sayısı 11 tane..
İrili ufaklı bankaların batmasına alışkın olan Amerikalı yöneticiler bu çaptaki bankaların batması karşısında “bu iflasların domino etkisi yaratmasından” korktukları için, seçimlere çok az bir zaman kala acil önlem almak ve senatodan acil kararlar çıkartmak için bu hafta sonu bir araya geliyorlar.

Başkan Bush ilk etapta 700M$’lık, daha sonraki bir etapta ise 500M$’lık ikinci bir yardım paketi oluşturmak için kolları sıvadı.

Buraya kadar olan haberler hepimiz tarafından bilinen, aşina olduğumuz haberler.

Lehman Brothers, Bear Sterns, Washington Mutual, Fannie Mae ve Freddie Mac bir zamanlar 1980’li yıllarda Türkiye’de oluşturulmak istenen fakat bir türlü gerçek anlamda hayata geçirilemeyen “mevduat toplama yetkisi” olmayan YATIRIM bankalarıdır.

Kendi açımdan gördüklerimi sizler ile paylaşmak istedim. Bu amaçla bu yazımı kaleme alıyorum.

Bu yukarıda adı geçen bankaların her birinin batırdığı paralar milyar dolarlar ile ifade ediliyor. Kim bilir, belki de bizde de bu tarz Yatırım bankalarına Türkiye’de de imkan tanınsaydı, biz bu Türev piyasalarındaki sarsıntıdan, hali hazırdaki çöküşten maksimum ölçüde YARA alacaktık!

Son 3-4 gün içerisinde bir müze gezdim. Gezdiğim müze American Civil War müzesi…
Müzede 1860’ta Amerika’da yaşanan Kuzey-Güney harbinin nedenleri ve niçinleri anlatılıyor.

En başında Amerika’nın bu savaşta 2 farklı gruba ayrılış nedeni bana çok ilginç geldi. Kuzeyliler, Lincoln’ün başkan seçildiği o seçimlerde ülkelerinin Üretim ile kalkınacağını ve ABD’nin gelişmesini bu şekilde yapacağını savunmaktalarmış.
Güneyliler ise, Amerika Birlesik Devletleri’nin sahip olduğu büyük ve tarıma müsait topraklarda Kölelik esasına ve Tarıma dayalı bir ekonomik program dahilinde ülkelerinin kalkınacağını savunmaktalarmış.

Bu Karşı görüşler Amerika’yı 2 kutba bölmüş.
Savaşın esas nedeni de bu.

Savaşın neticesini biliyoruz. Yaşananları, ölenleri ve kalanları bir başka zaman anlatırım inşallah.

Kuzey’in savaşı kazanmasından sonra, Üretime ağırlık veren Amerikan ekonomisi gerçekten de çok büyük bir gelişim içerisinde 1864-1865’li yıllardan günümüze (2008) geldi.

Ne zaman ki Çin ve bazı uzak doğu ülkeleri ucuz işçiliği ile Amerika’nın bir zamanlar üretici gücünü arkasına aldı, Amerika’da düzen bozulmaya başladı.

Yıllardır üreten, ürettiğini satan, pazarlamaya milyarlarca $ harcayan, gerek üretimde, gerekse Tüketimde itici güç olarak da Finansmanı ve para piyasalarını (Mortgage), Kredi kartları, re-financing vs.- kullanan Amerika’da yolun sonuna mı gelindi?

Bu soru Cevap aranması gereken bir sorudur arkadaşlar..

Çünkü Amerika gibi dev bir ekonomik güce sahip bir toplumun ekonomisinin çökmesi demek, oluşturdukları Türev Piyasaları ile Bütün dünya ülkelerine yaydıkları kendi risklerinin diğer ülke ekonomilerini de Sarsması ve Sallaması demektir.

Allahtan bizim gözü-kara bankalarımız bu türev piyasalarındaki yerlerini alamadan bu olay patlak verdi. Yine de Citibank vasıtası ile satılan ve batan Lehman Brothers’a ait fonların ve ilgili kağıtların piyasada olduğunu duyuyoruz.

Üretim olmadan ekonomi olur mu?

Üretim olmadan ekonomi olur mu? Olursa ne olur, ne kadar olur? Sadece Bir ülke PARA piyasaları ve türevleri ile, Tüketim ekonomisini körükleyerek nereye kadar gider?

Amerika’da şu anda yaşanan sorunların altında bu soruların cevapları yatmaktadır.

Üretimini Çin’e ve Uzakdoğu’ya kaptırmış Amerika’nın, ekonomisinin daha fazla canlı tutacak Takatı kalmamıştır.

ABD’de finansal sektörde yaşanan ve acilen müdahale yapılmazsa, domino etkisi yaratacağından korkulan kırılmaların altında yatan gerçek budur.

Bir zamanlar Amerikan ekonomisinin itici motor gücü olan Otomotiv Sektörü tamamen uzakdoğulu üreticilerin hegamonyası altına girmiştir.

2003 yılında ABD’de yaşanan bir başka krizde, 3000’den fazla mobilya imalatçısı iflas etmiştir.

En son bugün iflas eden Washington Mutual Bank’ın şubesinin önünden geçtim, şube önünde ne kalabalık insan kitleleri, ne de bir Kargaşa vardı!!!
Benzer Krizlerin çok daha hafifini 1994’te ve 2000’de biz de yaşadık…
Batan bankaların önlerinde uzun uzun kuyruklar, ve izdahamlar vardı..

Peki bu kuyruklar ve bu izdahamlar burada neden YOK??
Olamaz çünkü Amerika’lı sade vatandaşın cebinde PARA YOK!!

350M olduğu söylenen Amerika’nın nüfusunun %10’u (yani 35M Amerika’lı) hem siyaseten, hem de ekonomik olarak ülkede söz sahibi ve RANT sahibi.. Geri kalan 315M’luk nüfus ise bu 35M’un yönetiminde!!

Bazı rakamlar vereyim Amerika ve Amerikan ekonomisi hakkında;

  1. Amerika’da 5’000 (beş bin) tane Dolar milyarderi var.
    (serveti 1 milyar dolardan fazla insan)
  2. Amerika’da 50’000 tane havaalanı var..
  3. Amerika’nin ihraç ettiği 30 yıllık 40 ve 50 yıllık tahvillerin en büyük alıcısı yine Çin ve Japonya!! Yani ABD Çin ve Japonya başta olmak üzere, aldığı mamullerin bedelini $ olarak ödüyor ve o ödediği $’ları tahvil satarak Geri alıyor.

Türkiye’de son zamanlarda özellikle büyük şehirlerde MODA olan alışveriş merkezlerinin kurucuları, Mucitleri de bu Amerikalılar…
O alışveriş merkezlerinde yer kiralamak istediğinizde, size 5 Yıllık kontrat imazalatılıyor. Kiracısınız yani, hem de her akşamki Cironuzu da alışveriş merkezi yönetimine bildirmek zorundasınız!! Bazı alışveriş merkezleri yaptığınız Cirodan Pay da Ala-bili-yor-lar-mış!!

Yani herşey Para ve getirisine göre endekslenmiş ve planlanmış. Ne kadar köfte, o kadar Ekmek gibi birşey. Yapılan işte baz alınan temel kriter, bağlanılan Para ve Yıllık Getirisi!!

Vatandaş olarak size düien (350M’dan %10’u düşersek kalan 315M nüfusdan bahsediyorum) maaş ile çalışmak, elinize geçen Para ile mortgage ödemek, okul taksidi ödemek, telefon su ve elektirik gideri ödemek ve devlete vergi vermektir. Kalan para ile de (tabi paranız kalmışsa) ya arabanızı değiştirirsiniz, ya da gücünüz yeterse senede 1-2 seyahat yaparsınız!!

Onların Bu durumu bile pek çok ülkenin gözlerini kamaştırmaktadır.

Üretim motorları susmuş bir Amerika var karşımızda, otomotiv de elden gitmiş, diğer üretim kalemleri de teker teker uzakdoğu’ya kaptırılıyor!!

Peki geriye ne kaldı??
Geriye kaldı Windows sanayi ve Savaş sanayi!! 😀

Windows’un da Linux diye bir rakibi türedi.
Geriye tek bir sanayi kaldı..
O da Savaş sanayii..

Ağzımı Hayra açmış olmak isterim ve de inşallah yanılırım.

Şöyle ifade edeyim;
Son günlerde batan bankalar, Amerikan tarihinin en Büyük ölçekli bankaları.
Mesela bir örnek vereyim, JP Morgan, Amerika’nın en büyük bankası Bank of America’dan sonra Gelen en büyük ikinci banka.

Önlem alınmazsa Sıra JP Morgan’da deniyor.

Olayın büyüklüğünü biraz olsun anlatabildim mi acaba?

Leave a Comment