2007 yazından beri Amerika, eÅŸik altı konut kredileri ile baÅŸlayan krizi yaÅŸamaktadır. Amerika kaynaklı kriz domino etkisi ile küresel olarak devam etmektedir. Birçok yerde bu krizi nelerin tetiklediÄŸi, hangi finansal türev araçlarının krizi derinleÅŸtirdiÄŸi yazılıp çizilmektedir. Tarihin en teknik ve geniÅŸ krizini yaÅŸadığımıza ve faturanın halen ne olduÄŸunu bilemediÄŸimize göre bu hikaye daha uzun süre yazılacak çizilecektir. Hatta bu süreçten çıktığımızda krizi 2006\’da gören ve tahminleri bir bir doÄŸru çıkan Roubini\’ye göre en az 24 ay daha vardır. Belki de bütün olanlar baÅŸtan yorumlanacak ve finans tarihi yeniden yazılacaktır.
Son günlerde küresel krizin Türkiye\’yi etkilemediÄŸini ve etkilemeyeceÄŸini duymuÅŸ veya okumuÅŸsunuzdur. Bunun ne derece gerçekçi olduÄŸunu düÅŸünmek için aÅŸağıdaki basit soruların yanıtlarını durup düÅŸünmek lazımdır.
- İMKB yılbaşından beri ne kadar değer kaybetti?
- Resesyona girmiÅŸ geliÅŸmiÅŸ ekonomiler Çin\’i bile düÅŸünmeye iterken Türkiye\’nin bunu düÅŸünmemekteki lüksü nedir?
- Döviz kurlarındaki volatilitenin reel sektöre etkisi nedir?
İlk olarak, İMKB 100 endeksi 2008 yılına 55.538 puanla baÅŸlamıştır. Bu hafta itibariyle deÄŸer kaybı %50\’ye yakındır.
İkinci olarak, krizi tetikleyen ve krizin dibinin bir türlü görülmesine izin vermeyen finansal araçlar Türk bankalarının üstün risk yönetimleri yüzünden deÄŸil bankacılığı sığ olması sebebiyle Türkiye\’de yoktur. Bu durumda dev aynasına bakıp bankacılık sektörünün ne kadar güçlü olduÄŸu ile böbürlenmek yerine, krizin Türkiye\’yi vurabileceÄŸi alanlar belirlenmeli ve bu alanlar üzerinden risk yönetimi yapılmalıdır.
Üçüncü olarak, Türkiye\’de özellikle yabancı çıkışlarının tetiklediÄŸi YTL\’nin deÄŸer kaybı yaÅŸanmaktadır. Bu cari açığı fazla olan Türkiye\’nin cezasıdır. Avrupa\’da bankaların aralarındaki para trafiÄŸinin durma noktasına geldiÄŸi ÅŸu günlerde, Türk Bankalarının sendikasyon kredilerini eskisi kadar uygun koÅŸullarda bulmalarını beklemek Pollyannacılık olur. Paranın artan maliyeti reel sektörü etkileyecektir. Uzun süredir cari açığı finanse eden özel sektör kredi bulmakta sıkıntı çekeceÄŸine göre, acilen finansman için yeni yollar düÅŸünülmelidir.
Devam eden yönetimsel aymazlık, bilgisizlik ve beceriksizlik krizin faturasını her zaman ki gibi topluma çıkarmakdadır. Önlemleri almayarak, bu ÅŸekilde hamdolsuncu yaklaşımlar devam ettirildiÄŸi sürece de kaybeden her zaman reel ekonomi ve sonucunda ülke olacaktır. Esasen Türkiye\’mizin en temel sorunu her zamanki gibi karşımıza çıkan eÄŸitim ve kiÅŸsel bilgiye dayalı donanım eksikliÄŸi sorunudur. Yönetimlerin entellektüel düÅŸünmekten yoksun ve bilimsel çalışmalara olan düÅŸük ilgisi, sorunun ana kaynağının toplumsal eÄŸitim seviyemizin az olduÄŸunun diÄŸer bir ispatıdır.