Dövizde Ürkütücü Tablo

Dövizde ürkütücü tablo. Türkiye\’nin toplam döviz pozisyonunun Ekim 2008 itibariyle tarihinde ilk defa eksiye geçti. 2000 sonunda patlak veren döviz darboÄŸazında bile bu pozisyon 2001 sonunda 3.1 milyar dolarlık, 2002 sonunda ise 17.4 milyar dolarlık bir fazlaya gerçekleÅŸmiÅŸti. İşte Türkiye\’nin döviz gerçeÄŸi:

Haluk BÜRÜMCEKÇİ\’nin müthiÅŸ yorumu:

Sadık okuyucularımız bilir, Türkiye\’de ÅŸirketlerin döviz açık pozisyon geliÅŸmelerine ilk dikkat çeken ve 2006 yılı sonlarından itibaren yazılarımızda yer veren bir yazarız. Çalıştığımız kurumda ekibimizle birlikte ulaÅŸtığımız son bulgulara önceki dönemlerde olduÄŸu gibi aÅŸağıda kısaca deÄŸineceÄŸiz. Verilere geçmeden önce, sonuçların bu yılın üçüncü çeyreÄŸine ait olduÄŸuna yani ikinci çeyrekteki durumu yansıtan resmi verilerin önünde gittiÄŸine ve döviz pozisyonları açısından daha geniÅŸ bir resmi aktardığına dikkat çekmek isteriz. Ayrıca, bu konudaki yaklaşımımızın, reel sektördeki açık pozisyonla birlikte, bireylerin döviz pozisyon fazlalarının birlikte deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸi yönünde olduÄŸunu belirtelim.

İlk Defa Eksideyiz

Åžirketlerin döviz açık pozisyonlarının yarattığı risk konusunda 2007 sonunakadar daha iyimser tarafta yer almaktaydık. Son geliÅŸmelerden sonra artık biz de endiÅŸeliyiz. Niye mi? 2007 sonuna kadar ÅŸirketler kesimindeki açık pozisyon artışını, ÅŸirketler ve bireylerin toplam döviz pozisyonlarının fazlada olması sebebiyle fazla endiÅŸe verici bulmamaktaydık. Ancak son dönemde bu fazlanın önce açığa dönmesi sonra da toplam açıkta görülen kayda deÄŸer artış, ekim ayındaki kur sıçramasının, ekonomi üzerindeki etkisinin 2006 yılındakine göre çok daha keskin olacağını düÅŸündürmektedir. Bunların üzerine, Merkez Bankası ve bankaların döviz pozisyonlarını da eklediÄŸimizde, Türkiye\’nin toplam döviz pozisyonunun Ekim 2008 itibariyle tarihinde ilk defa eksiye geçmesi, daha da endiÅŸe verici olmuÅŸtur. Bu da, ÅŸirketlerin açık pozisyonunun, artık ne bireylerin ne de kamunun döviz fazlası ile kapatılamadığını göstermektedir.

Bilanço Tahribatı Olacak

Türkiye\’nin toplam döviz pozisyonunun açık vermesi, ekonominin bundan sonra kurdaki geliÅŸmelerden daha fazla etkilenebileceÄŸini göstermektedir. Åžirketlerin döviz pozisyon açıklarına yol açan uzun vadeli kredilerin kısa vadedeki geri dönüÅŸlerinin daha sınırlı boyutta olması ve Merkez Bankası\’nın bu doÄŸrultuda hesapladığı kısa vadeli açık pozisyonun 4.4 milyar dolarla sınırlı olması ise rahatlatıcı olmaktan uzaktır. Burada bahsettiÄŸimiz uzun vadeli görünüme yönelik riskler, Türkiye\’ye yönelik finansman imkanlarının daha da sıkılaÅŸmasını getirebilecektir. Ayrıca YTL\’deki deÄŸer kaybının getireceÄŸi bilanço tahribatı bu risklerin kısa vadede daha gözle görünür olmasına yol açabilir. Bu durumda da nakit akımları açısından ekonomide sıkıntının boyutunun kısa vadede çok yüksek olmaması, durumu fazla deÄŸiÅŸtirmeyecektir.

Açık 32.8 Milyar Dolar

Açık pozisyonlara iliÅŸkin yukarıdaki deÄŸerlendirmeleri yapmamızı getiren bazı temel verileri aktararak yazımızı bitireceÄŸiz. Åžirketler kesiminin döviz açık pozisyonu, 2008 yılının ilk 9 ayında 24.6 milyar dolar daha artarak 91.1 milyar dolara ulaÅŸmıştır. Daha ötesi, geçmiÅŸte ÅŸirketlerdeki açık pozisyonu önemli ölçüde dengeleyen yurtiçi yerleÅŸikler, kurların hızla 1.74 YTL seviyelerine kadar yükseldiÄŸi AÄŸustos-Ekim döneminde, döviz pozisyonlarını 17 milyar dolar azaltarak 55.3 milyar dolara çekmiÅŸlerdir. Böylece, banka dışı yerleÅŸik kesimin toplam döviz pozisyon açığı ekim sonu itibariyle 32.8 milyar dolarlık çok yüksek bir seviyeye gelmiÅŸtir. Bu yetmezmiÅŸ gibi, bir de Merkez Bankası ve bankalar ile birlikte bakıldığında, buradaki toplam pozisyonun da tarihte ilk kez negatif bölgeye geçtiÄŸi gözlenmektedir. 2000 sonunda patlak veren döviz darboÄŸazında bile bu pozisyon 2001 sonunda 3.1 milyar dolarlık, 2002 sonunda ise 17.4 milyar dolarlık bir fazlaya iÅŸaret etmekteydi.

Leave a Comment

Scroll to Top